FORUM ATMOSFER ANDROİD UYGULAMASI TAMAMEN YENİLENDİ. TIKLAYINIZ
Hava Modelleri, Diyagramlar ve Radar için tıklayınız

by Serkan Sezenoğlu at 03-08-2018, Saat: 19:51
Yıldırım Tehlikesine Karşı Neler Yapılmalı?

Yıldırımların bir insanın üstüne düşme ihtimali her ne kadar az olsa da imkansız değildir. Peki, yıldırım tehlikesine karşı neler yapılmalı? İşte yanıtı...  


   

  1. Yıldırımdan korunmak için sığınabileceğin bir bina veya üstü kapalı bir araç bulmaya çalış, sığınacak bir yer yoksa yere çök ve kapan. 
  2. Fırtına anında açık alanlardan ve ağaçlardan uzak dur.
  3. Yıldırım düşme tehlikesi sezdiğinde dışarıdaysan, yakındaki bir bina ya da araba içerisine gir.
  4. Yıldırım düşme tehlikesi sezdiğinde pencere ve kapıları sıkıca kapat; güneşlik ve perdeleri çek.
  5. Açık arazide eğer saçın dikleşmeye başlıyorsa, derin sızlıyorsa ve çatırdama gibi bir ses duyuyorsan, DİKKAT! Seni her an yıldırım çarpabilir.
  6. Yıldırım tehlikesi oluştuğunda, eğer sığınacak kapalı bir yer yoksa arazinin en alçak noktasında hemen yere çök, ayaklarını birleştirip ayak parmaklarının üzerinde dur ve başını dizlerinin arasına alarak kapan.
  7. Eğer yüksek ve düz bir yerdeysen başını mümkün olduğu kadar alçakta tut. Voltaj farkı yaratmamak için ayaklarını birleştir ve yerle temasını mümkün olduğu kadar azalt. Asla ama asla yere boylu boyunca yatma! Yıldırımın taşıdığı elektrik yere temas ettiği andan itibaren bulunduğu bölgeye yayılır. Yere yatarsan yıldırıma daha büyük bir hedef oluşturmuş olursun.
  8. Yıldırım birçok kez aynı yere düşebilir.
  9. Yıldırım yağışın 15-20 kilometre uzağına kadar düşebilir.
  10. Lastik tabanlı ayakkabılar veya lastik tekerlekler yıldırımdan korumazlar. Diğer yandan metale temas etmediğiniz sürece çelik gibi sert malzemeden yapılmış araçlar yıldırıma karşı korumayı artırır.
Açık arazide:

  1. Sığınabileceğin bir bina veya üstü kapalı bir araç ara.
  2. Eğer sığınabileceğin hiçbir yer yoksa bulunduğun yerdeki en yüksek cisimden uzak dur. Mümkün olduğunca küçük bir hedef oluştur.
  3. Sığınabileceğin bir yer yoksa mağaralar, vadiler, kuru hendek ve arklar en güvenli yerlerdir. Ancak ani sel sularına dikkat et!
  4. Ormanlarda eşit yükseklikteki alçak ağaç kümeleri arasındaki boşluklara ya da en kısa ağacın altına sığınabilirsin.
  5. Asla tek başına duran bir ağacın altına girme. Tek ağacın yüksekliğinin iki katı kadar uzaklıkta bir yerde, kapanma hareketini uygulayabilirsin.
  6. Kamp araç ve gereçleri, balık oltası, kazma ve kürek gibi metal cisimlere temas etme.
  7. Dağ ve tepelerin doruklarından, açık alanlardan, metal boru ve tel örgülerden, elektrik hatlarından, tren yollarından, bisiklet, motosiklet, traktör gibi üstü açık araçlara binmekten ve elektrik iletebilen her türlü cisimden kaçın.
  8. Grup halindeyseniz, birbirinizden en az 1,5 metre uzakta durun.
  9. Dağda ağaç sınırlarından daha yüksekteysen hemen ağaçlık alana in.
Bina içinde:    

  1. Bahçe ve balkonundaki hafif eşyaları ve taşınabilir metal araçları içeriye al.
  2. Pencere ve kapıları kapat, yıldırım sizi açık pencereden girerek de çarpabilir.
  3. Kapatılamayan kapı ve pencerelerden, soba, ocak ve şöminelerden, radyatörlerden, metal borulardan, lavabo ve küvetten, fişi prize takılı elektrikli ev aletlerinden ve kablolu telefonlardan uzak dur.
  4. Banyo yapma, elle bulaşık yıkama ve metal su tesisatından uzak dur.
  5. Çamaşır ipindeki çamaşırları toplama.
Araçta:

  1. Yolculuk sırasında taşıtın içinde kal. Üstü kapalı otomobiller yıldırımdan korunmak için daha güvenli yerlerdir.
  2. Gök gürültülü fırtına geçene kadar aracını yolun kıyısında güvenli bir yere çek.
  3. Fırtına sonrası, yolun yüzeyi sudan görülemiyorsa sudan asla geçme.
   
Kaynak: https://www.afad.gov.tr/tr/4405/Yildirim...-Yapilmali
by Serkan Sezenoğlu at 19-07-2018, Saat: 19:30
KONVEKSİYONEL YAĞIŞ (KONVEKTİF YAĞIŞ, KIRKİKİNDİ YAĞIŞI, YÜKSELİM YAĞIŞI) NASIL OLUŞUR?

 En basit tanımıyla ısınan havanın yükselerek soğuması ile oluşan yağışlara konveksiyonel yağış denir. Bunlara yükselim yağışları da denilmektedir. Halk arasında kırkikindi yağışları olarak da bilinirler. Konveksiyonel yağışlar genel itibari ile öğle zamanı ile öğleden sonra görülen yağışlardır.

 Konvektif yağışlar genellikle sağanak olarak tabir edilen, kısa süreli fakat etkili yağışlardır.

 İlkbahar ve yaz aylarında kuvvetli oraj, dolu, downburst gibi atmosferde nadir gerçekleşen olayların, coğrafyamızda son yıllarda fazlasıyla yaşanır olması, bu konuda bilinçlendirme yazısı yazmamıza sebep oldu.

resim

 Atmosferdeki havanın ve yeryüzündeki suların ısınması çoğunlukla, yere kadar ulaşan ve oradan geri yansıyan güneş ışınlarının marifetiyle olur. Yeryüzündeki sular ve yer seviyesindeki hava genel olarak ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsimlerinde çok daha sıcaktır.

   

 Peki yer seviyesiyle, yaklaşık olarak ne kadar sıcaklık farkında konvektif yağış oluşur?

Bu yıl, önceki yıllara göre deniz suyu sıcaklıkları mevsimine göre oldukça fazla. Bu da konvektif yağışların ve havadaki atraksiyonun başlıca sebeplerinden biri.

resim

İstanbul’da deniz suyu sıcaklığı bugün itibariyle 24-26 derece aralığında, denizden yaklaşık 1500 metre yüksekteki havanın (850hpa) sıcaklığı da 15-16 derece civarında. Yerden yaklaşık 5000 metre civarındaki yükseklikte (500hpa) ise sıcaklık -10 derece civarında.

Aşağısı ile yukarısı arasında makul bir fark varsa (500 hpa'yla fark 28-30-32 derece civarları, 850 hpa'yla fark 8-10 derece civarları), atmosfer düşey (dikey) yönde dengeli/duraylıdır, havada yukarı doğru hareketler ya hiç olmayacak ya çok az olacaktır, gökyüzü de buna bağlı olarak az bulutlu veya açık olacaktır.

 Fakat dün ve bugünkü gibi (18-19/07/2018) 500hpa'yla yer seviyesi arasındaki fark 35 derece civarındaysa, bu fark makul bir fark değildir, atmosferdeki düşey sıcaklık dengesini bozar. Bozulan dengeyi yeniden kurmak için alt seviyelerdeki ılık hava yukarılara doğru harekete geçer…

 Ilık havanın içindeki su buharı (nem), yukarıda soğur ve tekrar buluta/yağışa dönüşmek durumunda kalır. Havanın içinde ne kadar su buharı varsa ve yukarısı ile aşağısı arasındaki sıcaklık farkı ne kadar büyükse oluşacak bulutun/yağışın yoğunluğu da o kadar fazla olur.

Bunun için genel olarak 500 hpa anomolie haritasına bakılabilir.
https://www.meteociel.fr/modeles/gfse_ca...=0&mode=12


Bugün itibariyle, normalden yaklaşık bir 4-5 derece civarında daha düşük sıcaklık farkı göze çarpıyor 500 hpa'da.
resim



Örneğin 23-24 Temmuz gibi beklediğimiz sistemde 500hpa'da yine -10 civarında bir anomoli var.Yani normalden yaklaşık bi on derece daha düşük sıcaklıklar. Bu fark da şiddetli hava olaylarına yol açacak gibi duruyor.



resim





 Tabii ki meteorolojik olayları yorumlamak bu kadar kolay değil. Sadece üst seviyelerle aradaki farka bakarak konvektif yağışların olacağını öngöremeyiz. Tıpkı kışın DEK (Deniz etkisiyle kar) yağışlarının olup olmayacağını veya nereyi ne kadar etkileyebileceğini sadece üst seviyelerle sıcaklık farkına bakarak kolaylıkla anlayamayacağımız gibi, konveksiyonel yağışları da bu şekilde basitçe sınıflandıramayız. Ancak basit meteorlojik verilerle tahmin yapan amatör meteorologlar için kolay bir çıkartım yaptığımızı düşünüyoruz.

 Oraj tahmini yaparken dikkat edimesi gereken bir diğer husus hatta en önemlisi dinamik konveksiyondur. Jet akımlarının yoğun olduğu bölgelerde cape olmamasına rağmen dinamik konveksiyona bağlı oraj oluşabilir, hatta bazen diğer sistemlerin yapısıyla birleşerek kararsızlık hic olmadan da oraj fırtınası yapabilir.

Nedir Bu Dinamik Konveksiyon ?

 Konveksiyon denince genel olarak herkesin aklına yerin güneşin etkisiyle ısınması sonucu havanın yukarı doğru yükselmesi gelir. Bu dar anlamda konveksiyondur ve bu konveksiyona termodinamik konveksiyon adı verilir. Bahar ve yaz aylarında İç Anadolu bölgesinde görülen kırk ikindi yağışları büyük oranda termodinamik konveksiyonun bir sonucudur. Nitekim, İstanbul’u sonbahar ve kış aylarında vuran deniz etkisi ile oluşan yağışlar da termodinamik konveksiyonunun etkisiyle oluşur.

 Dar anlamın dışına çıkarsak konveksiyon; şiddetli radyasyon enverziyonlarının olduğu merkezlerde, soğuk cephenin arkasında, sıcak cephenin önünde de, yerdeki ısınma durumundan da bağımsız olarak meydana gelebilir. Bu şekilde oluşan konveksiyon tipine ise dinamik konveksiyon adı verilir. Geniş anlamda konveksiyon, dinamik ve termodinamik olmak üzere 2 türlüdür. Dinamik konveksiyonlar da, termodinamik konveksiyonlar gibi haydi haydi gökgürültülü fırtınalara da sebep olabilir. Dinamik konveksiyon gözardı edildiğinde; örneğin Antalya’da kışın CAPE ve lifted indeks değerlerine bakarak oraj tahmini yaparsanız yanılabilirsiniz, çünkü bütün kararsızlık indeksleri yer seviyesi temelli verilerdir ve dinamik konveksiyonla ilgili fikir vermez.


 Konvektif yağış ihtimallerini değerlendirmek için yapılan hava tahminlerinde kullanılan diğer bazı veriler de şunlardır:

K Index (KI – K): Gök gürültülü bir sağanak yağışı tahmin edebilmek için tek başına referans alındığında çok tutarlı bir indeks çeşidi değildir. Nedeni ise 700 hPa’da bulunabilecek kuru hava parseli de konvektif kararsızlık gösterebilir.

K değeri 26’nin üstünde olduğu zaman, bir kaç oraj aktivasyonu oluşabilir. (26’nın altındaki değerleri gök gürültülü fırtına oluşumu çok zordur.)

Değerin 30’un üstüne çıktığı durumlarda, gökgürültülü sağanak yağış kütlesi etkisini gece saatlerinde de yoğun biçimde sürdürebilir.

K değeri 40’ın üstüne geçtiği zaman, gök gürültülü fırtına oluşma ihtimali kesine yakındır.


Lifted Index(LI) = Atmosferin kararlılık durumunu gösteren indekstir.
 
Değeri 11 ‘den fazla ise, aşırı derece de istikrarlı hava koşulları vardır. Gök gürültülü fırtına oluşum ihtimali yok gibidir.
8…11, çok kararlı koşullar vardır ve gök gürültülü fırtına oluşturma ihtimali çok düşüktür.
4…7, kararlıdır ve gök gürültülü fırtına oluşturma ihtimali azdır.
0…3, çoğunlukla kararlıdır bu yüzden yine gök gürültülü fırtına oluşma ihtimali düşüktür.
-3…-1, az da olsa kararsızlık durumudur, artık havanın bir gök gürültülü fırtına oluşturma kapasitesi oluşmuştur.
-5 …-4, kararsızlık durumudur. Büyük olasılıkla bir gök gürültülü fırtına oluşabilecektir.
-7…-6, çok fazla kararsızlık durumuna işaret eder. Şiddetli bir gök gürültülü fırtına oluşabilir.
-7’den de düşükse, aşırı derece de kararsızlık durumu vardır, hatta bir hortum bile oluşabilir.

Thompson Index: (TI) K indeksi(KI) ile lifted indeksin(LI) farkına dayanarak ortaya atılmış bir indeks çeşidi, Amerika Birleşik Devletleri’nde denenmiş ve şiddetli hava koşullarının tahmininde başarılı korelasyon olduğu tespit edilmiş.

TI    < 25 Gök gürültü fırtına ihtimali düşük
TI    25-34 Gök gürültülü fırtına potansiyeli var
TI    35-39 Şiddeti artabilecek bir gök gürültülü fırtına potansiyeli var
TI    => 40 Şiddetli bir gök gürültülü fırtına olasılığı var

Totals (Total Totals Index)= Wetterzentrale’den görmeye alışkın olduğumuz lifted indeks’le beraber gösterilen ve oraj aktivitelerini tahmin ederken kullandığımız bir tür indeks…

Totals değerinin 60’tan büyük olması, kesine yakın ihtimalle, bir (gök gürültülü) fırtınanın oluşabileceğine işaret sayılabilir, 48’den yüksek olduğu değerlerde ise , şiddetli hava koşulları arasında yakın bağlantısı var, ancak diğer verilerin (örneğin, lifted indeksin, K indeksin vs..) bunu desteklemesi gerekir. Aralıksal yorumlaması ise şu şekilde;
44-45 = tekil fırtına kütleleri
46-51 = aralıklı fırtına kütleleri
52-55 = yaygın fırtına kütleleri

Vertical Totals: (VT) 850 hPa sıcaklığı ile 500 hPa sıcaklığının farkı ile hesaplanan düşey farkıdır.

VT > 28 ise gök gürültülü bir fırtınanın oluşma ihtimali fazladır.

S Index: Bu indeks, Total totals ve düşey fark kullanılarak hesaplanan bu indeks, her mevsim başarılı bir korelasyona sahip olduğundan oldukça kullanışlıdır.

39’dan küçük olduğunda %10 gibi çok küçük bir ihtimalle gök gürültülü sağanak oluşabilir.
39 ve 46 civarlarında bu ihtimal %35-55’e çıkıyor.
46’dan büyükse en az 75%


CAPE = Convective Available Potential Energy = Elverişli Potansiyel Konvektif Enerji (J/kg) Değerlerine göre;
<300           = Hiç veya çok az konvektif potansiyel
300-1000   = Zayıf konvektif potansiyel
1000-2500 = Orta derecede konvektif potansiyel
> 2500        = Güçlü konvektif potansiyel

CIN = Convective Inhibition= Konvektif Engelleme
Dikey atmosferik düzlemde bulunan bir hava parselinin serbestçe yükselmesini(serbest yükselimi – free convection) önleyen negatif enerji alanıdır.

< 25    = Hava bir hortum üretme potansiyeline sahiptir.

50  = (Sahan şeklindeki bir fırtına bulutu – shelf cloud) ile özdeşleştirilir. Değeri 50’ye yaklaştıkça, fırtına bulutu gittikçe dereçoya benzer. Dereço, İspanyolca bir kelime,“raf” anlamına geliyor. Artan CIN etkisi ile yükselme engellenmeye başladığı için fırtına bulutu artık yukardan üzerine bir kuvvetle basılmış gibi raf şeklini alıyor.

> 100 = Çok ciddi bir kararsızlık durumu yoksa kolay kolay oraj aktivitesi oluşmaz, negatif enerji alanı engelleme yapar.

HODOGRAF (HODOGRAPH) KULLANIMI

Hodograf Nedir?

Hodograf, konvektif atmosferik ortamda dikey yönlü rüzgâr hız değişiminden yola çıkarak, (gök gürültülü) fırtınanın tipini ve hareket biçimini değerlendirmemiz açısından kullanılır. Başka bir ifadeyle; konvektif yağışların bir noktayı önceden nasıl etkileyebileceğine ilişkin kritik ipuçları sağlar. Bu bakımdan; hodograf kullanmadan, hortum tahmininde bulunmak fantezi veya müneccimlikten öteye geçemez.

Bu verilere , MGM tarafından günde iki kez atılan balon ölçümleri sonucunda oluşturulan skew-t diyagramlarından ulaşılabilir.


FANTEZİ SEVERLERE İNCE DETAYLAR

A. Dolu Tahmininde Dikkat Etmeniz Gereken 5 Altın Kural:

1- Rüzgarın yön değişimi atmosferin farklı tabakaları boyunca fazla olmalı
2- CAPE değeri yüksek olmalı, özellikle 2000’den büyük olduğu değerlerde ceviz kadar dolu yağma olasılığı büyüktür.
3- PW (Predictable Water) değerinin 3.8 cm’den az olması gerekir. Fazla su yüklemesi işi zorlaştırır.
4- Dolu yağabilmesi için sıfır seviyesinin (freezing level) yer yüzüne yakın olması gerekir (650mb ve üstende). Ancak rakımca yüksek yerlerin, sıfır seviyesine daha yakın oldukları için her zaman daha fazla olduğunu unutmamak gerekir.
5- Atmosferin orta seviyelerinin nispeten kuru olması ıslak termometre sıcaklığını sıfırın altına düşebileceği için dolu olasılığını arttırır.

B. Şimşek Fırtınalarının Tahmininde Dikkat Edilmesi Gereken 4 Altın Kural

1-
CAPE değerinin 3.000 j/kg ve üstünde olduğu,
2- Çiğ noktasının alçak seviyelerde 18 dereceden fazla olduğu ,
3- PW (Predictable Water) değerinin 5.1 cm ve bunu aştığı zamanlar,
4-
Rüzgarın yön değişimi atmosfer farklı tabakları boyunca fazla olursa aşağıdaki gibi bir şimşek fırtınası gelişebilir.

C. Deniz/Göl Etkisi İle Oluşan Yağışların Tahmininde Dikkat Edilmesi Gereken 5 Altın Kural

1) 850 milibar seviyesi ile yer seviyesi arasındaki rüzgârın yön değişimi 30 ° dereceden az olması gerekir.
2) 700 milibar seviyesi ile yer seviyesi arasındaki rüzgârın yön değişimi de 60 ° dereceden az olması gerekir.
3) Su (deniz) sıcaklığı ile 850 milibar sıcaklık farkının en az 13 derece olması şarttır.
4) 700 milibar seviyesinin üstünde enverziyon varlığı, deniz etkisi ile olan kar yağışını güçlendirir.
5) Ortalama rüzgâr hızının troposferin alt seviyesinde, 9 ila 40 knot arasında olması gerekir.

(Öneriler havadelisi sitesinden white fox'a aittir.) 


Bu arada 18 Temmuzdaki yağışlar, Kandilli ölçümlerinde, son 107 yılda , günlük düşen yağış sıralamasında en yüksek 8. yağış olmuş.

resim

Aniden bastıran sağanak yağmur ve dolu gibi genelde yaz aylarında görülen konveksiyonel yağışlar, bugünkü (12-06-2020) radar görüntüsünde, İstanbul'un Anadolu yakasının kuzeyinde bir anda oluşan yağış oluşumu görseli
gibi, çoğunlukla kara üzerinde aniden oluşur, nereyi ne zaman vuracağını bilmek çok zordur, sarı-turuncu renkli skala, ani bastıran ve sele sebebiyet verebilen, dolu, rüzgar, şimşek, yıldırım ve fırtına gibi kuvvetli hava olaylarını (#oraj) gösterir.

Bu yüzden, sadece meteorolojik verilere göre ancak risk analizleri sonucu tahminde bulunulabilir bu tip yağışlarda. Örneğin İstanbul için yarın sabah saatlerinde bu tarz yağışların görülme ihtimali yüksek. Ancak iki sokak ötenizi sel götürürken, siz yıldızları da sayabilirsiniz, güneşten de kavrulabilirsiniz. Bu görselden de anlaşılacağı üzere "Dolu bizim semti de etkiler mi?" soruları, yazın görülen bu tarz konvektif oluşumlar için abes kaçmaktadır. Biz sadece riskli süreci paylaşırız. Ayrıca takipçilerimizi bu konuda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek istedik.





Kaynaklar:
https://www.ozelliklerinedir.com/konveks...-nelerdir/
https://www.havaforum.com/olusumuna-gore...yagislari/
https://skewtmaster.com/2011/11/23/nedir...nveksiyon/
https://havadelisi.com/2011/03/27/sounding-ve-hodograf/
http://www.meteoturkey.com/printthread.php?tid=75
https://www.meteociel.fr/modeles/gfse_ca...=0&mode=12
https://cografyabilim.wordpress.com/tag/...nel-yagis/

DİĞER YAZI DİZİLERİM:
**********************

İSTANBUL'UN MEŞHUR KIŞLARI:
http://www.forumatmosfer.com/forum-istan...ur-kislari

1929 KIŞI - BOĞAZDA BUZ ÜZERİNDE İNSANLARIN FOTOĞRAF ÇEKTİRDİĞİ EFSANE KIŞ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1929-k...e-kis.html

UNKAPANI KÖPRÜSÜNÜ 4 PARÇAYA AYIRAN MEŞHUR 1936 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-unkapa...-kisi.html

1954 KIŞI VE BOĞAZI KAPLAYAN BUZ KÜTLELERİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1954-k...eleri.html

1957 KIŞI - İSTANBUL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1957-k...anbul.html

İSTANBUL, EDİRNE VE AVRUPA'YI FELÇ EDEN MEŞHUR 1963 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

1966 KIŞI - İSTANBUL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1966-k...anbul.html

1967 KIŞI - İSTANBUL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1967-k...anbul.html

1972-1973 KIŞI - İSTANBUL'DAN KIŞ MANZARALARI
http://www.forumatmosfer.com/konu-1972-1...alari.html

İSTANBUL'UN MEŞHUR 1985 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

İSTANBUL'UN MEŞHUR MART 1987 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

BİR FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ... 1987 KIŞINDA ATATÜRK HAVAALANI
http://www.forumatmosfer.com/konu-bir-fo...alani.html

1992 KIŞI - BİR KIŞ EFSANESİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1992-k...anesi.html

İSTANBUL'UN MEŞHUR 2004 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

1987-2018 YILLARI ARASINDA, İSTANBUL'DA, MART AYINDA KAR YAĞIŞLI GÜNLER
http://www.forumatmosfer.com/konu-1987-2...unler.html


DÜNYA TARİHİNDE İZ BIRAKAN METEOROLOJİK OLAYLAR:
http://www.forumatmosfer.com/forum-dunya...ik-olaylar

ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA DÜŞMANA 16.000 KAYIP VERDİREN KAR FIRTINASI:27 KASIM 1915
http://www.forumatmosfer.com/konu-canakk...-1915.html

1816 - YAZSIZ GEÇEN YIL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1816-y...n-yil.html

3 ŞUBAT 1972 (İRAN) - 8 METRE KAR KALINLIĞIYLA TARİHİN EN ÖLÜMCÜL KAR FIRTINASI
http://www.forumatmosfer.com/konu-3-suba...inasi.html


DÜNYA İKLİMİ:
http://www.forumatmosfer.com/forum-dunya-iklimi

ORMANLIK ALANLAR YAĞIŞI ÇEKER Mİ?
http://www.forumatmosfer.com/konu-ormanl...er-mi.html

KUTUP IŞIKLARI - AURORA BOREALIS
http://www.forumatmosfer.com/konu-kutup-...ealis.html

YANARDAĞ PATLAMALARI KIŞ MEVSİMİNİ ETKİLER Mİ?
http://www.forumatmosfer.com/konu-yanard...er-mi.html

ÇILDIR GÖLÜ’NDE BUZDA BALIK AVI
http://www.forumatmosfer.com/konu-cildir...k-avi.html

SALAR DE UYUNİ - UYUNİ TUZ ÇÖLÜ
http://www.forumatmosfer.com/konu-salar-...-colu.html

NASA GÖRSELLERİ KANIT GÖSTERİLDİ : HAVA DURUMUNA MÜDAHALE EDİLİYOR
http://www.forumatmosfer.com/konu-nasa-g...liyor.html

SİBİRYA'DA YENİ BİR GİZEMLİ KRATER BULUNDU
http://www.forumatmosfer.com/konu-sibiry...lundu.html

1984-2016 YILLARINA AİT İSTANBUL UYDU FOTOĞRAF GÖRÜNTÜLERİ KIYASLAMASI
http://www.forumatmosfer.com/konu-1984-2...amasi.html

1880-2017 YILLARI ARASI KÜRESEL SICAKLIK ANAMOLİSİ GRAFİĞİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1880-2...afigi.html


TÜRKİYE İKLİMİ:
http://www.forumatmosfer.com/forum-turkiye-iklimi

TÜRKİYE'DE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE METEOROLOJİK AFETLER
http://www.forumatmosfer.com/konu-turkiy...etler.html

TÜRKİYE'NİN ŞİDDETLİ DOLU İKLİMİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-turkiy...klimi.html

ÇÖL TOZLARININ  ÇEVRE VE BİTKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ... 
http://www.forumatmosfer.com/konu-col-to...ileri.html

BEYAZIT KULESİ: ÇOCUKLUĞUMUZUN KAR SEVİNCİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-beyazi...vinci.html


FORUM ATMOSFER OKULU:
 
AVRASYA KAR ÖRTÜSÜNÜN KIŞA ETKİSİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-avrasy...tkisi.html

BİR UZUN VADE KLAVUZU: MJO ENDEKSİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-bir-uz...deksi.html

AMATÖR TAHMİNCİLİK TARİHİ VE MODELLERİN GÜVENİLİRLİĞİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-amator...rligi.html

UZUN VADELİ TAHMİNLER, FIRTINA TAKVİMİ VE SİSTEM DÖNGÜSÜ
http://www.forumatmosfer.com/konu-uzun-v...ngusu.html

KAR YENİR Mİ? KAR NEDEN SEVİLİR? KAR SEVGİSİ !..
http://www.forumatmosfer.com/konu-kar-ye...vgisi.html


UYARI:

https://www.forumatmosfer.com web sitesinden alıntı yapmak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlar;  “Yazılı izin almış olsalar dahi” kullandıkları materyalin  http://www.forumatmosfer.com sitesinde yayınlanmakta olduğunu ve bu siteden alıntı yapıldığını açık bir şekilde belirtmekle beraber http://www.forumatmosfer.com sitesine link vermek zorundadır.
by TC Şenay Pısıl Alkan at 13-07-2018, Saat: 12:49
Bazen susarsın , sustukça dolarsın
Haykırasın vardır aslında
Haykıramazsın
Hayat bu ya
Boş dolmaz dolu almaz bazen
Ölçsen biçsen tutturamazsın
Kaçasın vardır aslında
Kaçıp kurtulamazsın
Bakıp bir çevrene
Sorgularsan şöyle bir
İnanamazsın
Nasıl böyle herşey yalan
Almaz aklın durur o an
Boşa mı geçti yoksa zaman
Yok olmaz dersin olur
Ruhun bile duymadan
Sen inkar etsen de
Gerçek bakmadığın yerde
Ya da kimbilir belkide tam önünde
Farkına varıp görürsen eğer
Şimşek çakmışcasına aydınlanır
Ya da deprem olmuşcasına yıkılır dünyan
Karışır yönlerin
Oysa ki kuzey hep kuzeydedir
Biliyorsan güvendesin
Peki ya bildiğini sanıp bilmediklerin
Boş doldu mu dolu aldı mı?
Yok dolmaz dolmadı dolmayacak
Doluysa da zaten almayacak
Zor değil mi ?
Eh bırak o halde öyle kalsın
Ya da uyan uyan ki
Özgürlük düşlerde kalmasın ...



Evet bunlar döküldü işte kalemimden bir sıcak yaz gecesinde ... Bıraksam daha dökülür müydü? Hem de nasıl ... Başlık yok hatta sonuç bile yok ...Özellikle size bıraktım dostlar... Doldurun boşlukları doldurabildiğiniz kadar ... Bazen çok uzak kalsam da buralardan yorgunluğumdandır hayattan ... Ama bilin ki kalbim hep sizlerle ve özlem soğuk kış gecelerine ... Sevgiyle kalın...





by Serkan Sezenoğlu at 10-07-2018, Saat: 08:59
Türkiye’de İklim: Afetler Artıyor ve Bunun Farkındayız

resim


 Dünya’da ve Türkiye’de iklim değişikliği ile afetler arasındaki tartışmaya dair durumu veriler ile ortaya koyan çalışma kapsamında dört temel soruya cevap arandı. Analizin son kısmında ise son yıllarda ülkemizde giderek artan afetler de derlendi.


İklim Değişikliği ile Meteorolojik Afetler Arasında İlişki Var mı?

İklim değişikliği ile sel, kuraklık ve benzeri aşırı hava olaylarının sayısı ve sıklığının artması arasında ilişkiyi gösteren birçok bilimsel araştırma bulunuyor.

IPCC, WMO, NASA ve birçok bilimsel kuruluş, iklim değişikliği yüzünden küresel ortalama sıcaklıkların artacağını ve bunun da kuraklık riskini, düzensiz ve aşırı yağış sıklığı ve miktarını, fırtına, şiddetli dolu, yoğun kar gibi aşırı hava olaylarının sıklık ve şiddetini arttırabileceğini ortaya koyuyor.

  • Bilim insanları, Haiyan Tayfunu’ndan, Kaliforniya’daki kuraklığa kadar hava olaylarını inceledikleri 140’dan fazla çalışma yayımladılar.
  • Bu çalışmalara dair yapılan bir analiz, bu afetlerin %63’ünde iklim değişikliğinin parmağı olduğunu ve bu afetlerin daha şiddetli yaşanmasına neden olduğunu ortaya koyuyor.
  • Sıcak hava dalgaları bu tür olayların yaklaşık yarısını temsil ederken (%46), kuraklık %21’ini, şiddetli yağışlar veya seller ise %14’ünü oluşturuyor.
  • Şu anda Güney Asya ise giderek şiddetlenen Maria kasırgası nedeniyle tetikte. Rüzgar hızı şimdiden 140 km’yi aşan Maria Kasırgası, Çin, Japonya ve Filipinler’i tehdit ediyor. Süper tayfun kategorisine giren bu kasırganın olduğu bölgede de iklim değişikliğinin bu afetlerde parmağı olduğunu gösteren çalışmalar bulunuyor.








resim


Türkiye’de Hava Durumu Nasıl? Sıcaklıklar Artıyor mu?
 
 Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri, Türkiye’de ortalama sıcaklıkların giderek arttığını, ortalama yağışların azalma eğilimi gösterdiğini, ortalama nemin azaldığını ve buharlaşmanın ise arttığını gözler önüne seriyor.

resim

 2017 yılında, Türkiye’de ortalama sıcaklık 1970-2016 yılları ortalamasına göre 1,1 derece artarak 14.2 derece olarak gerçekleşti. 1981-2010 ortalamasının 13,5 derece olduğunu göz önüne alırsak, ortalama artış 0.7 derece oluyor.

 Meteoroloji Genel Müdürlüğü, “Türkiye ortalama sıcaklıklarında 1998 yılından bu yana (2011 yılı hariç) süreklilik arz eden bir artış” olduğunu ifade ediyor.

 İklim değişikliği konusunda sıkça irdelenen diğer bir başka konu da yağış miktarı ve sıklığıdır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, “2017 yılı, Türkiye yıllık alansal ortalama toplam yağışı 506.6 mm ile 1981-2010 normalinin (574 mm) %12 altında gerçekleşti.” Kurumun, “2017 Yılı Sıcaklık ve Yağış Değerlendirmesi”ne göre 1990 yılından günümüze kadar yağış miktarında azalma eğilimi bulunurken, “2017 yılında, 1990 yılından günümüze kadar görülen azalmaların üçüncüsü gerçekleşti”.


resim

 
Bu veriler Türkiye’de sıcaklıkların artarken, yağışların ise azalmakta olduğunu ortaya koyuyor. İklim bilimi ve iklim değişikliği ile meteorolojik hava olayları arasındaki ilişki açısından önem arz eden diğer veriler ise nem ve buharlaşma verileridir. Nem ve buharlaşma verileri bir yandan uzun vadeli kuraklık gibi afetler ile ilişkiliyken diğer bir yandan ise aşırı yağışlar ve fırtınalar gibi kısa vadeli meteorolojik afetler ile doğrudan ilişkilidir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri 1970’e göre günümüzde Türkiye’de ortalama nemin azaldığını işaret ederken buharlaşmanın ise azalma eğilimi gösterdiğini ortaya koyuyor.
 
 İklim değişikliğinin aşırı (ekstrem) sıcaklıkları da etkilediğine dair birçok bilimsel çalışma bulunuyor. Türkiye’de yaz ayları maksimum sıcaklık ortalamaları artarken, kış ayları minimum sıcaklık ortalamaları düşme eğilimi gösteriyor.
 
 Türkiye’nin daha sıcak, daha az yağış alan ve daha yüksek buharlaşmanın olduğu bir iklim ile karşı karşıya olduğunu ifade edebiliriz.


resim



Türkiye’de Afet Sayıları ve İstatistikleri Neler Söylüyor?
 
 Çalışmalar Türkiye’de afetlerin, başta fırtına, sel ve don olmak üzere giderek arttığını ve aynı zamanda giderek şiddetlendiğini de ortaya koyuyor. Diğer bir yandan ise uzun vadeli veriler, Türkiye’nin genel ikliminde sıcaklık artışları yaşandığını, yağışların ve nemin düştüğünü, buharlaşmanın ise arttığını gösteriyor. Bütün bu gözlemler Türkiye’de beklenen iklim değişikliği etkileri ile de bire bir uyumlu görünüyor.
 
 Türkiye’de 2017 yılında 598, 2016 yılında 654, 2015 yılında ise 731 meteorolojik afet gözlemlendi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre de bahsi geçen bu üç yıl, 1940’lardan beri ülke tarihinde en çok meteorolojik afetin görüldüğü yıllar olarak ön plana çıkıyor.
 
 Bu afetlere dair diğer bir çarpıcı veri ise karakteristikleri konusundadır. Son üç yılda Türkiye’deki afetlerin ortalama %80’inden fazlası fırtına, şiddetli yağış/sel ve dolu afeti olarak gerçekleşti.
 
  • 2017 yılında gözlenen meteorolojik karakterli doğal afetler içinde fırtına (%36), şiddetli yağış/sel (%31) ve dolu afeti (%16) ile ilk sıralarda yer alıyor.
 
  • 2016 yılı içerisinde ülkemizde meydana gelen meteorolojik karakterli doğal afetlerin yarısına yakınını fırtınalar (%45) oluşturdu. İkinci sırada kuvvetli yağış ve sel olayları (%20) yer alırken bunu %15’lik dilim ile dolu olayları takip ediyor.
 
  • 2015 yılında gözlenen meteorolojik karakterli doğal afetler içinde fırtına-hortum (%31), şiddetli yağış ve sel (%31) ve dolu afeti (%15) ilk sıralarda yer alıyor.
 Meteorolojik gözlemler Türkiye’de fırtına ve sel/aşırı yağış ile don sayısının giderek arttığını gözler önüne seriyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2016 yılındaki bir değerlendirmesine göre, “2000 yılından sonraki yıllarda sel olaylarında ciddi artışlar olmuştur. Son 10 yılda hemen hemen 50 ve daha fazla sayıda sel olayı gerçekleşti”

 
 2015, 2016, 2017 yılları son 20 yılda en çok dolu afetinin yaşandığı beş yıldan üçü olarak da ön plana çıkıyor.
 
 Ülkemizde, 2015 yılında 226, 2016’da 292, 2017 yılında ise 215 fırtına/hortum olayı gerçekleşti. “Uzun yıllar fırtına afeti sayılarına bakıldığında, son 10 yıl içerisinde fırtına afet sayısının önceki yıllara göre daha fazla yaşandığı görülüyor”. 2016 yılı, aynı zamanda, “Son 10 yılda yaşanan afetler arasında ise en fazla sel afet yaşanan yıl olarak kayıtlara geçmişti”.
 
Bu Konuda Toplum Ne Diyor?
 
 Türkiye’de insanlar; sel, fırtına, aşırı sıcaklık ve kuraklık gibi afetlerin giderek arttığını düşünüyor.
 
Bu konuda halkın ne düşündüğünü ortaya koyan en son çalışma, İklim Haber ve KONDA Araştırma ile beraber yapıldı. Seçimlerin başarılı anket şirketlerinden KONDA Araştırma’nın Türkiye’de yürüttüğü saha çalışmasında, “Türkiye’de sel, fırtına, aşırı sıcaklık, kuraklık gibi düzensiz hava olaylarının arttı mı, azaldı mı?” sorusu toplam 2595 kişiye soruldu.
 
 Araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye toplumu da meteorolojik afetlerin sayısının arttığını gözlemliyor. Ankete katılanların %76,3’ü bu soruya “arttı” diye cevap verirken, sadece %6,5’lik bir kesim “azaldı” diye cevap veriyor.
 
 Araştırma aynı zamanda Türkiye’nin %87’sinin “iklim değişikliği var” dediğini de gözler önüne seriyor.
 
1984 ve 2016 yıllarına ait İstanbul uydu fotoğraf görüntüleri kıyaslaması.
15ehc4.jpg


Afetler ile İklim Değişikliği Konusunda Türkiye’de Durum Ne?
 
 Bilim çevreleri ve kamu kuruluşları, Türkiye’de de, küresel iklim değişikliğinin benzer bir biçimde meteorolojik doğal afetlerin hem sıklığını hem de etkisini artırma riski olduğunu belirtiyor.
 
 
 Prof.Dr.Mikdat Kadıoğlu, IPCC’nin Küresel İklim Modelleri ile yaptığı projeksiyonlara göre 2030 yılında Türkiye’nin de büyük bir kısmının oldukça kuru ve sıcak bir iklimin etkisine girebileceğini ve sıcaklıkların kışın 2 derece, yazın ise 2 ila 3 derece artabileceğini söylüyor.
 
 Meteoroloji Genel Müdürlüğü ise bir yandan dünya genelinde “küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle, meteorolojik, iklimsel ve hidrolojik afetlerin oluşum sayılarında ciddi artışlar olduğunu” ifade ederken, Türkiye’nin 6. Ulusal İklim Değişikliği Bildirimi’nde ise tüm Türkiye’de sıcaklıkların yükselmekte, yaz günleri ve sıcak gün sayısının artmakta ve tüm meteorolojik istasyonlarda toplam yağışlarda azalma olduğu ortaya konuluyor.
 
 
 Türkiye’de artan aşırı hava olayları ile iklim değişikliği arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaya ise neredeyse hiç rastlanmıyor. Bu konuda ender çalışmalardan biri 29 Aralık 2016’da Mersin’de gerçekleşen sele dair yapıldı., “29 Aralık 2016 Mersin Selinin Meteorolojik Analizi ve İklim Değişikliği Bağlantısı” adlı çalışma, Kimya Y. Müh. Ömer Erdal Bilici ve Prof. Dr. Ayşe Everest tarafından gerçekleştirildi.
 
2018 Yılı Afet Günlüğü:
 
  • Ocak ve Şubat ayında Türkiye’nin birçok yerinden fırtına ve aşırı yağış haberleri geldi: Kayseri’yi, Aydın’ı fırtına vurdu, Şanlıurfa’nın ilçesi Siverek’i sel aldı. Antalya ve Mersin’de aşırı yağışlardan dolayı okullar tatil edildi, eğitim sekteye uğradı. Fırtına Antalya’nın Kemer ilçesinde etkili oldu. İzmir’deki fırtınada, deniz taştı, iş yerlerini su bastı.
 
  • Mart ayının özellikle son haftasında Türkiye’nin dört bir yanında aşırı yağışlar görüldü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, bütün yurtta aşırı yağış uyarısı verdi. Antalya’da metre kareye 149 kg yağış düştü. İstanbul’da sel ve dolu hayatı felç etti. Edirne’de aşırı yağışlar Tunca ve Meriç nehirlerinin taşmasına neden oldu.
 
  • Nisan ayında Bursa, Hatay ve Şanlıurfa’nın Birecik ilçesi sel ile mücadele etmek zorunda kalırken, Adana’da fırtına ağaçları kökünden söktü. Mayıs ayında ise Ankara’da sel felaketi kent yaşamını sekteye uğrattı. Yetkililerce “500 yılda olabilecek bir afet” olarak adlandırılan sel, 6 kişiyi yaraladı.
   
 
1880-2017 YILLARI ARASI KÜRESEL SICAKLIK ANAMOLİSİ GRAFİĞİ
 






Kaynaklar:

https://www.iklimhaber.org/turkiyede-ikl...rkindayiz/
https://www.carbonbrief.org/mapped-how-c...-the-world
https://weather.com/storms/typhoon/news/...hoon-maria
http://www.climatesignals.org/climate-si...y-increase
https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/20...irmesi.pdf
https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/20...irmesi.pdf



DİĞER YAZI DİZİLERİM:
**********************

İSTANBUL'UN MEŞHUR KIŞLARI:
http://www.forumatmosfer.com/forum-istan...ur-kislari

1929 KIŞI - BOĞAZDA BUZ ÜZERİNDE İNSANLARIN FOTOĞRAF ÇEKTİRDİĞİ EFSANE KIŞ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1929-k...e-kis.html

UNKAPANI KÖPRÜSÜNÜ 4 PARÇAYA AYIRAN MEŞHUR 1936 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-unkapa...-kisi.html

1954 KIŞI VE BOĞAZI KAPLAYAN BUZ KÜTLELERİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1954-k...eleri.html

1957 KIŞI - İSTANBUL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1957-k...anbul.html

İSTANBUL, EDİRNE VE AVRUPA'YI FELÇ EDEN MEŞHUR 1963 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

1966 KIŞI - İSTANBUL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1966-k...anbul.html

1967 KIŞI - İSTANBUL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1967-k...anbul.html

1972-1973 KIŞI - İSTANBUL'DAN KIŞ MANZARALARI
http://www.forumatmosfer.com/konu-1972-1...alari.html

İSTANBUL'UN MEŞHUR 1985 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

İSTANBUL'UN MEŞHUR MART 1987 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

BİR FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ... 1987 KIŞINDA ATATÜRK HAVAALANI
http://www.forumatmosfer.com/konu-bir-fo...alani.html

1992 KIŞI - BİR KIŞ EFSANESİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1992-k...anesi.html

İSTANBUL'UN MEŞHUR 2004 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

1987-2018 YILLARI ARASINDA, İSTANBUL'DA, MART AYINDA KAR YAĞIŞLI GÜNLER
http://www.forumatmosfer.com/konu-1987-2...unler.html


DÜNYA TARİHİNDE İZ BIRAKAN METEOROLOJİK OLAYLAR:
http://www.forumatmosfer.com/forum-dunya...ik-olaylar

ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA DÜŞMANA 16.000 KAYIP VERDİREN KAR FIRTINASI:27 KASIM 1915
http://www.forumatmosfer.com/konu-canakk...-1915.html

1816 - YAZSIZ GEÇEN YIL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1816-y...n-yil.html

3 ŞUBAT 1972 (İRAN) - 8 METRE KAR KALINLIĞIYLA TARİHİN EN ÖLÜMCÜL KAR FIRTINASI
http://www.forumatmosfer.com/konu-3-suba...inasi.html


DÜNYA İKLİMİ:
http://www.forumatmosfer.com/forum-dunya-iklimi

ORMANLIK ALANLAR YAĞIŞI ÇEKER Mİ?
http://www.forumatmosfer.com/konu-ormanl...er-mi.html

KUTUP IŞIKLARI - AURORA BOREALIS
http://www.forumatmosfer.com/konu-kutup-...ealis.html

YANARDAĞ PATLAMALARI KIŞ MEVSİMİNİ ETKİLER Mİ?
http://www.forumatmosfer.com/konu-yanard...er-mi.html

ÇILDIR GÖLÜ’NDE BUZDA BALIK AVI
http://www.forumatmosfer.com/konu-cildir...k-avi.html

SALAR DE UYUNİ - UYUNİ TUZ ÇÖLÜ
http://www.forumatmosfer.com/konu-salar-...-colu.html

NASA GÖRSELLERİ KANIT GÖSTERİLDİ : HAVA DURUMUNA MÜDAHALE EDİLİYOR
http://www.forumatmosfer.com/konu-nasa-g...liyor.html

SİBİRYA'DA YENİ BİR GİZEMLİ KRATER BULUNDU
http://www.forumatmosfer.com/konu-sibiry...lundu.html

1984-2016 YILLARINA AİT İSTANBUL UYDU FOTOĞRAF GÖRÜNTÜLERİ KIYASLAMASI
http://www.forumatmosfer.com/konu-1984-2...amasi.html

1880-2017 YILLARI ARASI KÜRESEL SICAKLIK ANAMOLİSİ GRAFİĞİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1880-2...afigi.html


TÜRKİYE İKLİMİ:
http://www.forumatmosfer.com/forum-turkiye-iklimi

TÜRKİYE'DE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE METEOROLOJİK AFETLER
http://www.forumatmosfer.com/konu-turkiy...etler.html

TÜRKİYE'NİN ŞİDDETLİ DOLU İKLİMİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-turkiy...klimi.html

ÇÖL TOZLARININ  ÇEVRE VE BİTKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ... 
http://www.forumatmosfer.com/konu-col-to...ileri.html

BEYAZIT KULESİ: ÇOCUKLUĞUMUZUN KAR SEVİNCİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-beyazi...vinci.html


FORUM ATMOSFER OKULU:
 
AVRASYA KAR ÖRTÜSÜNÜN KIŞA ETKİSİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-avrasy...tkisi.html

BİR UZUN VADE KLAVUZU: MJO ENDEKSİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-bir-uz...deksi.html

AMATÖR TAHMİNCİLİK TARİHİ VE MODELLERİN GÜVENİLİRLİĞİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-amator...rligi.html

UZUN VADELİ TAHMİNLER, FIRTINA TAKVİMİ VE SİSTEM DÖNGÜSÜ
http://www.forumatmosfer.com/konu-uzun-v...ngusu.html

KAR YENİR Mİ? KAR NEDEN SEVİLİR? KAR SEVGİSİ !..
http://www.forumatmosfer.com/konu-kar-ye...vgisi.html


UYARI:

https://www.forumatmosfer.com web sitesinden alıntı yapmak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlar;  “Yazılı izin almış olsalar dahi” kullandıkları materyalin  http://www.forumatmosfer.com sitesinde yayınlanmakta olduğunu ve bu siteden alıntı yapıldığını açık bir şekilde belirtmekle beraber http://www.forumatmosfer.com sitesine link vermek zorundadır.
by Serkan Sezenoğlu at 05-07-2018, Saat: 21:58
SUYU ÇEKEN ASFALT PROJESİ 







Suyu çeken asfalt projesi, sel sularına çare olabilir. 

Brezilya'da 3 yıl önce denemelerine başlanan, asfalt üzerinde biriken suyu tahliye etme projesi artık Avrupa ve ABD'de bir çok yolda uygulanıyor.

Dakikada yaklaşık 330 lt. su emebilen asfalt sistemi, yağmur sularını anında absorbe ederek, sürücülere daha güvenli bir sürüş sağlıyor. 

Ülkemizde de Nuryol asfalt bu projenin denemelerini gerçekleştiriyor...
by Serkan Sezenoğlu at 03-07-2018, Saat: 09:05
LOS ANGELES SOKAKLARI, ISI ADASI ETKİSİNİ AZALTMAK İÇİN BEYAZA BOYANIYOR... 





İklim değişikliği ile birlikte sıcaklık ortalaması giderek artan Los Angeles, şehrin sıcaklık ortalamasını düşürmek ve enerji tasarrufu sağlamak için tüm şehir yollarını beyaza boyuyor.

 Hesaplamalara göre tüm Los Angeles’i beyaza boyamak 7 yıl sürecek. Beyaz asfalt Güneş ışınlarının büyük bir kısmını yansıtarak zemin sıcaklığının 10-15 derece kadar düşmesini sağlayacak.

 Bu da şehrin daha az ısınmasına ve iklim değişikliğinin şehri daha az etkilemesini sağlayacak. Bu sayede klima ve soğutma sistemleri masrafları azalacak.

 Asfaltı boyamanın kilometre başına maliyeti 25 bin dolar(per mil. 40.000$)

 Siyah asfalt, dolayısıyla koyu renkli zemin güneş ışınlarının %80-95’ini emerek zeminin 65 dereceye kadar ısınmasına, dolayısı ile de şehrin ısınmasına neden oluyor. 
 
 Mühendisler tarafından geliştirilen bu boya asfalt üzerinde  casus uçaklarının serin kalabilmesi için askeri üslerde kullanılmak üzere üretildi. Bu boya sayesinde uçakların ısı ölçen uydulara monte edilmiş kızıl ötesi kameralara yakalanması engelleniyor.

 Los Angeles’ta tüm caddelere uygulanacak olan boyayla yaz aylarında klima sebebiyle yükselen faturaların azalacağı, havanın kalitesinin artacağı ve birçok kişinin hayatının kurtulacağı ön görülüyor.

  Kentin Belediye Başkanı Eric Garcetti, önümüzdeki 20 yıllık süreçte Los Angeles’ın ortalama sıcaklığını 3 derece aşağıya çekmeyi planlıyor. 

 Darısı bizim başımıza ?
by Serkan Sezenoğlu at 28-06-2018, Saat: 22:28
TÜRKİYE'NİN 
ŞİDDETLİ DOLU İKLİMİ
   
- Dolu Nedir? Dolu Yağışı Nasıl Oluşur?
   Dolu, özellikle ilkbahar ve yazın ilk aylarında şiddetli oraj ve fırtınalarla görülen, genel olarak çapları 5-50 mm arasında değişen, bazen de çok daha büyük buz parçacıklarının oluşturduğu bir yağış biçimidir.

   Dolu, içerisinde çok güçlü dikey alçalıcı ve yükselici hava hareketlerinin olduğu Cumulonimbus  bulutunda oluşur. Soğuk hava kütlesinin, sıcak havanın yerini almaya çalıştığı anda, genellikle sağanak hattı boyunca meydana gelir.

   
   Atmosferin sıcaklığı ve Cumulonimbus (Cb) bulutunun gelişmesine bağlı olarak bazı bölgelerde oldukça etkilidir.  Nemli ve kararsız hava kütlelerinde ılık mevsimlerde alttan ısınma veya başka bir nedenle oluşan Cb bulutları çok yüksektir ve alt bölümleri su, üst bölümleri buz tanelerinden oluşmaktadır.
   

   Bulut içinde yükselici akımlarla, alt kısımlardan yükseklere taşınan su damlacıkları, taşındığı yerdeki sıcaklık donma noktasının çok altında olduğu için donar. Daha sonra düşmeye başlar ve tekrar yukarıya doğru bir akıma yakalanabilir. Bu kez de ikinci bir defa etrafına buz tabakaları eklenebilir ve damlacığı daha büyütür. Bu çevrim, ta ki damlacıklar bu akımlarla havada tutulamayacak büyüklüğe (ağırlığa) erişene kadar sürer. Sonra da dolu olarak yeryüzeyine düşer. Bulut içindeki bu oluşuma neden olan dikey hava hareketleri ne denli kuvvetli olursa, dolunun gelişimi o kadar uzun sürer ve yere düşmesi esnasında daha büyük bir dolu oluşturur.
   

   Dolu taneleri büyüklüğüne bağlı olarak, saatte 150-200 km. hıza ulaşarak oldukça tehlikeli olabilir.

- TÜRKİYE'NİN ŞİDDETLİ DOLU İKLİMİ 

   
   Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü'nden Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kahraman (@meteogreen), 2015 yılında ''Severe Hail Climatology of Turkey'' (Türkiye'nin şiddetli dolu iklimi) adıyla ingilizce bir makale kaleme almıştır... (prof. dr. Mikdat Kadıoğlu- Şeyda Tilev Tanrıöver- Paul M. Markowski-David M. Schultz)
(İstanbul Teknik Üniversitesi-University of Manchester-Pennsylvania State University)
www.researchgate.net/publication/283497463_Severe_Hail_Climatology_of_Turkey

Bu makale, 1925–2014 yılları arasında ,Türkiye için şiddetli dolu yağışlarını (çapı yaklaşık 1.5 cm'ye eşit veya aşan)  meteorolojik istasyonlardan, gazete arşivlerinden ve İnternet kaynaklarından gelen resmi şiddetli hava raporları arşivleriyle, 1107 şiddetli dolu günleri (en az bir şiddetli dolu vakası olan günler) ve 1489 şiddetli dolu vakası baz alınarak hazırlanmıştır.

   

(a) 1925-2014 yılları arasında Türkiye'de şiddetli dolu vakaları ve günleri 
(b) Türkiye'de büyük ve çok büyük dolu vakaları (2014 verileri 27 Mayıs'a kadardır)

Şiddetli dolu olaylarının, gün içerisinde öğleden sonra ve akşam saatlerinde daha yoğun olmak üzere, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında, bu mevsimlerden de özellikle  Mayıs ve Haziran aylarında daha çok görüldüğü kayıt altına alınmıştır.

   

   

Türkiye'de şiddetli dolu vakaları için 
(a) büyük ve çok büyük dolu vakalarının, 
(b) büyüklük gruplarının yıllık dağılımı. 

Dolu gece yağar mı?

Türkiye'de iri taneli dolu ağırlıklı olarak gündüz gözleniyor, ama gece kayıtları da mevcut. Bunda daha çok konveksiyonun günlük evrimi etkili, ama rapor edilmedeki diğer faktörlerin de katkısı var. 

Aşağıda, hangi saat aralıklarında (3'er saatlik dilimlerde) daha fazla dolu yağışı gerçekleştiği grafiksel olarak görülüyor.

large:büyük
very large:çok büyük

   

Aşağıdaki grafik, coğrafi dağılım olarak, Türkiye'nin neredeyse tamamının şiddetli dolu yağışlarına eğilimli olduğunu göstermektedir...

Kırmızı noktalar kayıt altına alınan dolu vakaları

Yine özellikle Nisan-Mayıs-Haziran aylarındaki aktivitenin çokluğu dikkat çekiyor...

Renk koyulaştıkça, dolu vakasının daha fazla gerçekleştiği yerler belirtiliyor...

   

   

Bu grafik de kayıt altına alınan dolu aktivitelerindeki dolu tanelerinin büyüklük oranı yüzdesi görülüyor.

   

89 Yılda kayıt altına alınan 1489 vakadan %55,2 'si 1.5 cm. ve altındaki büyüklükte dolu tanesi büyüklüğünü içeriyor.. %1,6 ise 6cm. ve daha büyük dolu tanesi vakası kaydedilmiş.

Tarım Sigortaları Havuzu'na (TARSİM; TARSİM 2014; Türkiye, 2007) göre, Türkiye'de dolu zararlarından kaynaklanan sigortalı hasarlar, tüm hava koşullarına bağlı sigortalı hasarlarının % 60'ından fazlasını oluşturmaktadır..(2013'te 73 milyon $ (ABD doları)

Türkiye'de kayıt altına alınan en önemli dolu olayları ise şunlardır: 19 Haziran 1932’de İnebolu’da camları kıran dolu tanelerinin 480g kadar ağırlığa kadar ulaştığı bildirilmiştir. Akşehir ve çevre köylerinde 15 Haziran 1943'te gerçekleşen, yarım metre dolu birikimi, hemen hemen bütün bitkileri yok etmiştir. 26 Nisan 1963'te Diyarbakır'da gerçekleşen bir dolu fırtınası, onlarca insanı yaralamış ve evlere hasar vermiştir. 31 Mayıs 1972'de Tunceli'de bir başka dolu fırtınası, yüzlerce koyun ve keçiyi öldürmüştür. Karabiga'da 6 Haziran 1975 yılındaki dolu yağışı, 5 cm'yi aşan boyutlarıyla yüzlerce büyükbaş hayvanı öldürmüş, binaları tahrip etmiş ve iki kişinin ölümüne sebep olmuştur...

Türkiye’de düşen yıldırımların 3'er saatlik dilimlerde zaman aralığına göre dağılımı:
   

   Dünyanın en büyük dolu taneleri 23 Temmuz 2010 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Dakota eyaletinde görülmüştür. O günkü dolu yağışında tanelerin yarıçapları 20 cm.’ye kadar çıkmıştır.

   

   Dünyanın en ağır dolu taneleri ise 14 Nisan 1986’daki bir dolu yağışında Bangladeş’te kaydedilmiştir. O gün Bangladeşliler tanesi bir kilodan ağır dolu taneleriyle tanışmışlardı.Dolu nedeniyle 92 kişi hayatını kaybetmişti. 

   

1 Mayıs 1888 yılında Hindistan’da 246 kişinin ölümüne neden olan dolu ise en çok ölüme sebep olan dolu yağışıdır. 

İSTANBUL 27 TEMMUZ 2017 DOLU AFETİ

    Yakın zamanda 27 Temmuz 2017‘de İstanbul’da da büyük çaplı dolu yağışı gerçekleşmiştir.

   





   Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MGM) verilerine göre İstanbul’da Temmuz ayında ortalama yağış miktarı 32.5 mm olup, bugüne kadar ölçülebilen günlük toplam en yüksek yağış miktarı, 16 Ekim 1985 tarihinde 125.5 mm olarak gerçekleşmiştir. 

18 Temmuz 2017 günü İstanbul'daki sağanak yağış, Silivri'de127,84 mm, Üsküdar'da ise 108,14 mm olarak ölçülmüş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, meteorolojik verilere göre kent genelinde metrekareye 65 kilogram yağış düştüğü bildirilmiştir. Bu yağış miktarı İstanbul'un temmuz ayı ortalaması olan metrekareye 32.5 kg’lık yağışın iki katıdır. Yani İstanbul’a Haziran ve Temmuz’da iki ay boyunca yağması gereken yağış bir günde gerçekleşmiştir.

   

   Bir günde yağan bu beklenmedik ve aşırı miktardaki yağış, kentteki yaşamı altüst etmiştir. Yolları su basmış, metro ve metrobüs istasyonları sular altında kalmıştır. Özellikle Avrupa Yakası'nda E-5 karayolunda araçlar sular altında kalmış, ara sokaklarda ise sürücüler araçlarını park ederek güvenli yerlere gitmeyi tercih etmişlerdir. Çok sayıda insan, otobüs duraklarında mahsur kalmıştır. İnsanlar kentin ortasındaki altgeçitlerden ve su basan çukur yerlerden yüzerek kurtulmaya çalışmışlardır.

   

Silivri’de ise konutlarında mahsur kalan çok sayıda vatandaş, botlarla kurtarma operasyonu sonucunda kurtarılmışlardır. Bütün bu olanları televizyon kanalları canlı olarak yayınlamıştır. Ortaya çıkan bu afet hali nedeniyle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) tarafından kırmızı alarm verilmiştir. Çünkü İstanbul’da yaşananlar gerçek bir afettir.

   

27 Temmuz 2017 tarihine ait Skew-T analiz grafiği

Cape değeri 972, Swet değeri yüksek, mid level humidity çok düşük, CIN değeri de düşük, severe weather thunderstorms ve dolu için önemli değerler. 

   

27 Temmuz 2017 tarihine ait İstanbul radar görüntüleri. 

   

   

27 Temmuz 2017'de Ümraniye'den yağan dolunun büyüklüğü şaşkınlık verici:

   

   

  İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce yapılan açıklamada, 20 dakikada fırtına ve dolu ile birlikte metrekareye 30-40 kilogram arasında yağışın kaydedildiği bildirilmiştir. Aynı gün içinde İstanbul'da metrekareye en çok yağış 118 kilogram ile Silivri'nin Çanta Mahallesi'ne, en az yağış 27 kilogram ile Arnavutköy'ün Terkos Mahallesi'ne düşmüştür. Yağışla birlikte, vatandaşlar bulundukları yerde mahsur kalırken yollarda oluşan derin su birikintileri nedeniyle araçları su basmış, trafik durma noktasına gelmiştir. Ceviz büyüklüğünde yağan dolu, araçların, ev ve iş yerlerinin camlarını kırmış, araçlarda hasara yol açmıştır.

   

   

   Kuvvetli sağanak ve fırtına İstanbul’un pek çok bölgesinde sel ve su baskınlarına, ağaç ve direklerin, cami minarelerinin devrilmesine, çatıların uçmasına neden olmuştur. 

Haydarpaşa’da vinç devrilmesi, Eyüp’te yıldırım düşmesi sonucu yangınlar çıkmıştır. Fırtına ve aşırı yağış nedeniyle vapurlar denizin ortasında kalmış ve yolcular zor anlar yaşamışlardır. Şişli'de mezarlık duvarı çökmüştür. Bu olaylarda yaralananlar olmuştur. Sağanak yağış sonrasında trafik durma noktasına gelmiş, Avrasya Tüneli kısa bir süre ulaşıma kapatılmış, Atatürk Havalimanı'nda uçuşlarda sorunlar yaşanmıştır.

 Bu olaylar sonrasında basında yer alan haberlere göre 28 Temmuz itibariyle bir itfaiye İstasyonu'na 700'e yakın araç, 300'den fazla da ikamet hasarı için başvuru yapılmıştır. İstanbul’daki oto sanayi hasarlı araçlarla dolmuş, yoğun talep nedeniyle  işletmeler hasar onarımı için 1-1,5 ay sonrasına randevu vermeye başlamışlardır.

   Meydana gelen aşırı yağışlar yalnızca karada ve denizde olanları değil, havada olanları dahi etkilemiştir. Bir uçağın kokpit camı hasar görünce pilot acil iniş yapma kararı almış ve 4000 feet yükseklikteki uçağı zorunlu olarak yere indirmiştir.

   İstanbul’da afete neden olan aşırı yağışların iklim değişikliğinin bir sonucu olduğu konusunda uzmanlar ve bilim insanları hemfikirdir. Artık iklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan ekstrem veya aşırı hava olayları yaşamımızda hep olacaktır. Bu yaşananlar daha başlangıç olarak değerlendirilebilir. Önemli olan bunun farkında olarak iklim değişikliğine uyum sağlamak ve hayatımızı, faaliyetlerimizi ve yaşam alanlarımızı buna göre düzenlemektir. Tüm ulaşım projeleri dahil olmak üzere, kentsel altyapı çalışmalarında ve bunların bağlantılı olduğu kent planlarında iklim değişikliği mutlaka dikkate alınmalıdır.

   Bu felaketin doğurduğu sonuçları mümkün olan en az zararla atlatmak önemlidir. Bu da ancak küresel ekosistemin korunması ve sürdürülebilirliği ile sağlanabilir. Bunun için de küresel iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarını azaltmanın tüm insanlığın kendi geleceği için büyük önem ve ivedilik taşıdığı da bilinmelidir. 

27 HAZİRAN 2018 İSTANBUL DOLU YAĞIŞI

Aşağıdaki resim, 26 Haziran 2018'de gerçekleşmesi beklenen dolu yağışı için İstanbulluların araçları için aldıkları tedbirin sosyal medyada en fazla paylaşılan resmiydi. 

   

İstanbul için beklenen dolu yağışı 26'sında gerçekleşmemişti ancak Düzce, Kocaeli, Bilecik, Bursa, Tekirdağ gibi çevre illerden dolu haberleri sosyal medyada yer alacaktı. Bir gün sonrasının akşamında ise (27 Haziran 2018) Esenler, Bağcılar, Bakırköy gibi birçok semtte dolu yağışı ve gökgürültülü şiddetli yağmurlar kayıt altına alınmıştır.

Aşağıdaki fotoğraflar 27 Haziran 2018 tarihine aittir. 

   

   

Gazete arşivleri:

   

   

Kaynaklar:
http://www.researchgate.net/publication/..._of_Turkey
http://www.bilgiufku.com/dolu-nedir.html
http://www.havaforum.com
http://www.cevre.org.tr
https://eksisozluk.com/27-temmuz-2017-is...u--5421362

DİĞER YAZI DİZİLERİM:
**********************

İSTANBUL'UN MEŞHUR KIŞLARI:
http://www.forumatmosfer.com/forum-istan...ur-kislari

1929 KIŞI - BOĞAZDA BUZ ÜZERİNDE İNSANLARIN FOTOĞRAF ÇEKTİRDİĞİ EFSANE KIŞ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1929-k...e-kis.html

UNKAPANI KÖPRÜSÜNÜ 4 PARÇAYA AYIRAN MEŞHUR 1936 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-unkapa...-kisi.html

1954 KIŞI VE BOĞAZI KAPLAYAN BUZ KÜTLELERİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1954-k...eleri.html

1957 KIŞI - İSTANBUL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1957-k...anbul.html

İSTANBUL, EDİRNE VE AVRUPA'YI FELÇ EDEN MEŞHUR 1963 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

1966 KIŞI - İSTANBUL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1966-k...anbul.html

1967 KIŞI - İSTANBUL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1967-k...anbul.html

1972-1973 KIŞI - İSTANBUL'DAN KIŞ MANZARALARI
http://www.forumatmosfer.com/konu-1972-1...alari.html

İSTANBUL'UN MEŞHUR 1985 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

İSTANBUL'UN MEŞHUR MART 1987 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

BİR FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ... 1987 KIŞINDA ATATÜRK HAVAALANI
http://www.forumatmosfer.com/konu-bir-fo...alani.html

1992 KIŞI - BİR KIŞ EFSANESİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1992-k...anesi.html

İSTANBUL'UN MEŞHUR 2004 KIŞI
http://www.forumatmosfer.com/konu-istanb...-kisi.html

1987-2018 YILLARI ARASINDA, İSTANBUL'DA, MART AYINDA KAR YAĞIŞLI GÜNLER
http://www.forumatmosfer.com/konu-1987-2...unler.html


DÜNYA TARİHİNDE İZ BIRAKAN METEOROLOJİK OLAYLAR:
http://www.forumatmosfer.com/forum-dunya...ik-olaylar

ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA DÜŞMANA 16.000 KAYIP VERDİREN KAR FIRTINASI:27 KASIM 1915
http://www.forumatmosfer.com/konu-canakk...-1915.html

1816 - YAZSIZ GEÇEN YIL
http://www.forumatmosfer.com/konu-1816-y...n-yil.html

3 ŞUBAT 1972 (İRAN) - 8 METRE KAR KALINLIĞIYLA TARİHİN EN ÖLÜMCÜL KAR FIRTINASI
http://www.forumatmosfer.com/konu-3-suba...inasi.html


DÜNYA İKLİMİ:
http://www.forumatmosfer.com/forum-dunya-iklimi

ORMANLIK ALANLAR YAĞIŞI ÇEKER Mİ?
http://www.forumatmosfer.com/konu-ormanl...er-mi.html

KUTUP IŞIKLARI - AURORA BOREALIS
http://www.forumatmosfer.com/konu-kutup-...ealis.html

YANARDAĞ PATLAMALARI KIŞ MEVSİMİNİ ETKİLER Mİ?
http://www.forumatmosfer.com/konu-yanard...er-mi.html

ÇILDIR GÖLÜ’NDE BUZDA BALIK AVI
http://www.forumatmosfer.com/konu-cildir...k-avi.html

SALAR DE UYUNİ - UYUNİ TUZ ÇÖLÜ
http://www.forumatmosfer.com/konu-salar-...-colu.html

NASA GÖRSELLERİ KANIT GÖSTERİLDİ : HAVA DURUMUNA MÜDAHALE EDİLİYOR
http://www.forumatmosfer.com/konu-nasa-g...liyor.html

SİBİRYA'DA YENİ BİR GİZEMLİ KRATER BULUNDU
http://www.forumatmosfer.com/konu-sibiry...lundu.html

1984-2016 YILLARINA AİT İSTANBUL UYDU FOTOĞRAF GÖRÜNTÜLERİ KIYASLAMASI
http://www.forumatmosfer.com/konu-1984-2...amasi.html

1880-2017 YILLARI ARASI KÜRESEL SICAKLIK ANAMOLİSİ GRAFİĞİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-1880-2...afigi.html


TÜRKİYE İKLİMİ:
http://www.forumatmosfer.com/forum-turkiye-iklimi

TÜRKİYE'DE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE METEOROLOJİK AFETLER
http://www.forumatmosfer.com/konu-turkiy...etler.html

TÜRKİYE'NİN ŞİDDETLİ DOLU İKLİMİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-turkiy...klimi.html

ÇÖL TOZLARININ  ÇEVRE VE BİTKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ... 
http://www.forumatmosfer.com/konu-col-to...ileri.html

BEYAZIT KULESİ: ÇOCUKLUĞUMUZUN KAR SEVİNCİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-beyazi...vinci.html


FORUM ATMOSFER OKULU:
 
AVRASYA KAR ÖRTÜSÜNÜN KIŞA ETKİSİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-avrasy...tkisi.html

BİR UZUN VADE KLAVUZU: MJO ENDEKSİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-bir-uz...deksi.html

AMATÖR TAHMİNCİLİK TARİHİ VE MODELLERİN GÜVENİLİRLİĞİ
http://www.forumatmosfer.com/konu-amator...rligi.html

UZUN VADELİ TAHMİNLER, FIRTINA TAKVİMİ VE SİSTEM DÖNGÜSÜ
http://www.forumatmosfer.com/konu-uzun-v...ngusu.html

KAR YENİR Mİ? KAR NEDEN SEVİLİR? KAR SEVGİSİ !..
http://www.forumatmosfer.com/konu-kar-ye...vgisi.html


UYARI:

https://www.forumatmosfer.com web sitesinden alıntı yapmak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlar;  “Yazılı izin almış olsalar dahi” kullandıkları materyalin  http://www.forumatmosfer.com sitesinde yayınlanmakta olduğunu ve bu siteden alıntı yapıldığını açık bir şekilde belirtmekle beraber http://www.forumatmosfer.com sitesine link vermek zorundadır.
  •  Önceki
  • 1
  • ..
  • 9
  • 10
  • 11(current)
  • 12
  • 13
  • ..
  • 48
  • Sonraki 
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
Kullanıcı Adı/E-posta:

Şifreniz:


Giriş Yap
Forumda Ara

Forum İstatistikleri
Toplam Üyeler: 4,518
Son Üye: Sahilkentli 33
Toplam Konular: 331
Toplam Yorumlar: 66,535
Kimler Çevrimiçi
Toplam: 152 kullanıcı aktif
6 Kayıtlı
» 146 Ziyaretçi
Cem Rıdvan BAŞ, Efe Hüseyin Albayrak, KaRdAnDeNiZ, Serkan Sezenoğlu