Hava Modelleri, Diyagramlar ve Radar için tıklayınız

by Serkan Sezenoğlu at 23-01-2020, Saat: 22:10
23-24 Ocak 2020
Karadeniz Sistemi

Bu gece ve yarın için beklenen kar yağışlarıyla ilgili paylaşımlarınızı bu başlık altında yapabilirsiniz arkadaşlar. Karadenizli arkadaşlara bol karlı bir sistem diliyorum. Fotoğraflarınızı bekliyoruz...


resim
by Admin at 19-01-2020, Saat: 10:56
Hesabınıza giriş yapamadığınız ve "şifremi unuttum" butonuna tıklamanıza rağmen mailinize gelen link ile şifrenizi değiştiremiyorsanız iletisim@forumatmosfer.com adresine mail atmanız ve o hesabın size ait olduğunu kanıtlamanız durumunda yeni şifreniz yönetim tarafından mailinize gönderilecektir.
by Buluttanbildiriyor Eren Kısmet at 10-01-2020, Saat: 06:13
İSTANBUL'A NEDEN KAR YAĞMIYOR? 

Rezalet bir sonbahar mevsiminden sonra sadece son 3 gündeki yağışlarla İstanbul'daki barajların doluluk oranları %30'lardan %50'ye çıktı. Fakat yine yeniden İstanbul'a kar yağmadı. Bugün tam 3 sene oldu. 9 Ocak 2017'den beri İstanbul'da şehrin tamamında yerde tutan bir kar göremedik. Sadece İstanbul değil, Karadeniz kıyılarının tamamı bu dertten muzdarip. Neden doğru dürüst kar yağmıyor sorusunun cevabını verebilmek için önce "Nasıl" sorusunu cevaplayalım. İstanbul'un yüksek ilçeleri rakım sayesinde bir şekilde kar alabiliyor. Fakat şehrin güney sahillerinin tamamında bir kar örtüsü oluşabilmesi için hangi şartların bir araya gelmesi lazım?

   

Yanıtı okumadan önce lütfen eklediğim karikatüre bir göz gezdirin. Aslında sorunun cevabı bu karikatürde gizli. İstanbul sahillerinin tamamına kar topu yapabilecek kadar kar yağması için bir sürü şartın aynı anda oluşması gerekiyor. Bu şartları iki başlık altında toplayabiliriz:

1-) Deniz Etkisi Kar Yağışları: İstanbul aslında kar açısından çok özel bir konuma sahip. Normalde biliyorsunuz yağış oluşması için civarlarda bir alçak basınç olması gerekir. Fakat İstanbul'un kuzeyinde Karadeniz gibi dev bir su kütlesi var. Havanın yeteri kadar soğuk olduğu durumlarda, civarda alçak basınç sistemi olmasa bile Karadeniz üzerinden esen soğuk rüzgarlar Karadeniz'in nemiyle birleşince İstanbul'a kar olarak iniyor. Biz de buna Deniz Etkisi Kar Yağışı (DEK) diyoruz. 

Tabii DEK öyle kolay kolay meydana gelmiyor. Bir soğuk hava kütlesinin kuvvetini ölçmek için meteorologlar atmosferde yer seviyesinin 1.5 km üzerinde havanın kaç derece olduğuna bakar. İstanbul sahillerinde karın yerde tutması için, civarda da bir alçak basınç yoksa öncelikle bu değerin en sıcak -10 derece olması gerekir. Hatta benim içim 1.5 km'de -12 derece İstanbul'a girmeden rahat etmez. Tabii soğuk havanın tek başına varlığı İstanbul'da DEK oluşumu için yeterli olmaz (şimdi paylaştığım karikatürü hatırlayın). Bir kere basınç yerleşimlerinin uygun olması gerekir. Bu basınç yerleşimleri öyle bir dizilim göstermelidir ki, İstanbul'da rüzgar Karadeniz üzerinden essin ve de atmosferin yer seviyesinden en az 2 km yukarısına kadar havada yeterli miktarda nem olsun. Eğer yüksek basınç fazla üzerimize yatarsa soğuk havaya rağmen yine DEK oluşmaz. Ha bir de rüzgarın yönü ve şiddetinin yer seviyesinden yukarıya çıktıkça çok değişmemesi gerekir. Atıyorum rüzgar yer seviyesinde poyraz, 2 km yukarıda karayel esiyorsa yine DEK oluşmaz. Ölme eşşeğim ölme yani.

Fakat uygun DEK koşulları oluştu mu İstanbul kara gömülür. Bu sebeptendir ki MGM kayıtlarına göre İstanbul tarihinde (Ocak 1942) ölçülmüş en yüksek kar kalınlığı tam 75 cm iken çok daha sık kar yağışına maruz kalan fakat topoğrafyası DEK'e uygun olmayan Ankara'nın rekoru (Ocak 1950) sadece 33 cm'dir. Benzer şekilde Karadeniz kıyısındaki Rize'nin rekoru 190 cm, hemen içeride bulunan ve çok daha soğuk bir iklime sahip Gümüşhane'nin rakoru ise sadece 80 cm'dir. Bu değerlerin şehir merkezlerine ait olduğunun altını çizeyim. 

2-) Alçak Basınçlar: Bildiğiniz gibi bulunduğunuz bölgenin yakınlarında bir alçak basınç sistemi varsa yağış alma ihtimaliniz yüksektir. Dolayısıyla, yine yeterli soğukla çakışan alçak basınç sistemlerinde de İstanbul kar alabilir. Fakat bunun için mutlaka ve mutlaka alçak basıncın İstanbul'un doğusunda kalması gerekir. Alçak basıncın kar getirebilmesi için de eğer rüzgar kuzey veya kuzeydoğudan esiyorsa 1.5 km yükseklikte havanın -10 dereceden daha soğuk olması gerekir. Fakat bazı durumlarda, eğer Balkanlar'da yer seviyesinde ciddi soğuk birikimi varsa ve rüzgar da kuzeybatıdan (karayel) esiyorsa 1.5 km'de sadece -1 veya -2 derecede bile İstanbul'a kar yağabilir. Çünkü soğuk hava karayel sayesinde yer seviyesinden İstanbul'a sokulma imkanı bulur. Fakat eğer rüzgar Karadeniz üzerinden esiyorsa, İstanbul'a yer seviyesinden ancak Karadeniz'in 5-6 derecelik havası sokulur. Bu durumda kar yağıp tutması için 1.5 km yukarıda -10 derece koşulu olmazsa olmazdır.

İstanbul, kar yağışlarının ağırlıklı bir kısmını DEK, az bir kısmını alçak basınç etkisinde alır. En son hatırlarda yer eden 6-9 Ocak 2017 sistemi bir alçak basınç etkisinde gerçekleşmiş ve İstanbul sahillerinde yarım metreye yakın kar yığmıştı. Zaten o gün bugündür İstanbul sahillerinin tamamında tutan bir kar yağışı olmadı. Ondan önce 2016 yılbaşında yine güzel kar bırakan sistem bir DEK mekanizmasıydı. Benzer şekilde 17-18 Şubat 2015 kar yağışı da DEK idi. Tarihe geçen 1987 ve 2004 kar fırtınaları haricinde benim hatırladığım kadarıyla son 40 senede İstanbul sahillerini beyaza bürüyen bütün kar yağışları DEK şeklinde gerçekleşti.

Peki ne oluyor da artık eskisi kadar kar yağmıyor? Bunun bana göre iki açıklaması var. Birincisi, küresel ısınmanın da etkisiyle artık etkili soğuklar İstanbul'un da bulunduğu güney enlemlere kolay kolay inemiyor. Garip bir şekilde, özellikle son yıllarda nadiren indiği zaman da direkt Balkanlar'a iniyor ve İstanbul'a ulaşana kadar etkisini kaybediyor. Yani hem DEK mekanizmasının çalışması, hem de alçak basınç etkisinde kar yağması için gerekli olan 1.5 km soğukları hep yetersiz kalıyor. Örneğin; bu hafta 3 gün boyunca İstanbul'da etkili olan yağmur bir alçak basınç sistemi etkisinde gerçekleşti. Bu yağmur sırasında 1.5 km yükseklikteki sıcaklık yaklaşık -3,-4 dereceydi. Eğer 7 derece daha soğuk olsa İstanbul tarihi bir kar yağışı görürdü. Çarşamba ve Perşembe günü alçak basınç etkisi İstanbul'dan çok uzaklaşmış ama deniz etkisi yağışı için basınç koşulları uygun hale gelmişti. Fakat 1.5 km'deki hava sıcaklığı sadece -6, -7 derecede kaldığı için İstanbul sahillerinde yine aralıklı yağmur ya da doluya benzer grapuel denen garip sağanaklar görüldü.

İkinci sebep ise tabii ki betonlaşma. Yoğun ve plansız büyüme İstanbul'un kışlarını da etkiliyor. Bu etkiyi daha çok yazın hissetsek de kış mevsiminde de şehir eskisi kadar soğuyamıyor. Fakat ben yine de eskisi kadar kar göremememizin asıl sebebinin küresel ısınma, yan sebebinin ise betonlaşma olduğunu düşünüyorum.

Bütün bu anlattıklarım bir daha İstanbul sahillerinde oturanlar hiç kar göremeyecek anlamına gelmesin. Önümüzdeki yıllarda yine İstanbul'a zaman zaman sağlam soğuklar inecek ve yine etkili kar yağışları görülecektir. Fakat bu kar yağışlarının sıklığının gittikçe daha da azalacağını söylemek yanlış olmaz. Bu sene için de benim ümidim fazla yok, çünkü bütün soğuklar kutuplara hapsolmuş durumda. Yani sadece İstanbul değil, Avrupa'nın hiçbir yerinde etkili soğuklar yok.. Yine de bekleyip göreceğiz, zira bunun daha Ocak sonu ve Şubat'ı var.

Ülkemizde rakımı yüksek illerimiz daha uzun yıllar kar açısından şanslı olmaya devam edecek. Çünkü oraların kar alması için 1.5 km'de -10 derece olma şartı yok. Örneğin 900 metreye kurulu Ankara'nın kar alması için 1.5 km yükseklikteki sıcaklığın sadece -2 derece olması yeterli. 

Biraz nostaljiyle bitirelim. Karadeniz kıyılarımızın tamamı DEK tipi yağışlardan etkilenir. Fakat oralarda da son 3 yıldır hiç kar yağmıyor. Paylaşacağım video, efsane 1985 Şubat'ında bir sahil kenti olan İnebolu'da çekilmiş. Kar kalınığı 1,5 metre civarında. Görüntü kalitesi çok iyi olmasa da izlemeye değer buldum ben: 



by Serkan Sezenoğlu at 09-01-2020, Saat: 00:19
Forum Atmosfer'den muhteşem hediyeler.☃️?

www.aciltercume.com.tr  sponsorluğunda yapacağımız çekilişle, 
Pazar gününe kadar(saat 13:00), ya twitter adresimizde gönderi altına 3 arkadaşını etiketle, gönderiyi retweetle, ya da instagram hesabımızda gönderi altına 3 kişiyi etiketle, 4 kişiye bu 4 harika hediyeden birini kazanma şansını yakala. 

Twitter:
https://twitter.com/forumatmosfer/status...16224?s=19

İnstagram:
https://www.instagram.com/p/B7EssfsAKGR/...x5p7ke3y3g

Sonuçlar: Pazar günü açıklanacaktır. 

   

   

   

   
by Ümit at 07-01-2020, Saat: 11:54
Avustralya'da yangınlar neden 4 aydır söndürülemiyor?


Avustralya'da Eylül ayında rekor kıran sıcaklıklar ve kuraklık yüzünden çıkan yangınlar geçen hafta etkisini daha da yoğunlaştırdı. Bütün dünyanın Avustralya'ya odaklanmasına ve ünlü oyunculardan siyasetçilere çok sayıda kişinin düzenlenen kampanyalara destek çıkmasına sebep olan yangınların nedenlerini ve afetle ilgili son durumu 10 soruda derledik.


resim

Eylül ayından beri süren ve alevlerin yüksekliğinin kimi zaman 70 metreyi aştığı yangınlar sonucu en az 25 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kasaba boşaltıldı, milyonlarca hayvan öldü.
Bütün dünyanın Avustralya'ya odaklanmasına ve ünlü oyunculardan siyasetçilere çok sayıda kişinin düzenlenen kampanyalara destek çıkmasına sebep olan yangınların nedenlerini ve yangınlarla ilgili bilinmesi gerekenleri derledik.

1. YANGINLARDA SON DURUM NEDİR?
Avustralya'da Pazartesi günü itibarıyla yangından etkilenen yerlere yağmurlar yağmaya başladı ve sıcaklıkların düşmeye başladığı görüldü. Ancak yetkililer yangınların tekrar ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuyor.
Ülkenin doğu kıyısındaki Sydney'den Melbourne'a kadar çok sayıda şehre güçlü yağmurların yağdığı görüldü. Ancak yetkililer Perşembe günü itibarıyla sıcaklıkların tekrar yükselmesini beklediklerini; bu yüzden de bugünün hasar tespitinin yapılması ve gerekli alanların boşaltılması için kullanılacağını söyledi.
Kapalı yollar açılırken yüzlerce kişinin duman yüzünden etkilenerek dışarı çıkamadığı görüldü.
Avustralya Başbakanı Scott Morrison yangınların aylarca sürebileceği uyarısında bulunmuştu.
Ülkenin başkenti Canberra ise Pazartesi günü yangınlardan ötürü dumanla kaplandı.

resim
Başkentte yer alan acil durum yönetim ofisi, Avustralya Ulusal Müzesi ve Avustralya Ulusal Üniversitesi, yangınlardan ötürü oluşan sisten ötürü kapalı olduklarını açıkladı.
İçişleri Bakanlığı gerekli olmadıkça çalışanlarının binaya gelmemesini salık verdi. Sağlık Bakanlığı da binaya gelinmemesi gerektiğini belirtti.
Melbourne'daki görüş mesafesinin ise 1 kilometreden daha az olduğu açıklandı.
New South Wales Eyaleti Kırsal Yangın Kurumu'nun (NSW RFS) Pazartesi günü erken saatlerde attığı tweete göre bu eyalette 136 aktif yangın var.
Victoria eyaletinde ise 31 aktif yangın bulunmakta.

resim

2. YANGINLARIN BİLANÇOSU NE?
Reuters haber ajansının verilerine göre yangınlarda şimdiye kadar 8 milyon hektar alan yok oldu.
Binlerce ev küle dönerken, çok sayıda kasaba elektrik ve internet bağlantısı olmadan yaşamak zorunda.
Eylül ayından beri en az 800 evin tahliye edildiği bildiriliyor.
Avustralya Acil Durumlar Bakanı Lisa Neville, Victoria eyaletinde 67 bin kişinin tahliye edildiğini açıkladı.
Yaklaşık bin kadar turistin Avustralya donanması tarafından kıyılardan alınarak götürüldüğü duyuruldu.
resim
Adelaide Tepeleri'ndeki şarap endüstrisine üzüm sağlayan bağların üçte birinin yok olduğu belirtiliyor.
Uydu görüntülerine göre yangından en çok etkilenen Victoria ve New South Wales eyaletlerinden yayılan dumanlar Yeni Zelanda'ya kadar vararak hava kalitesinin etkilenmesine neden oldu.
Avustralya'da bir yangın yüzünden en çok sayıda insanın hayatını kaybettiği afet Şubat 2009'da yaşanmıştı.
Kara Cumartesi olarak adlandırılan yangında Victoria eyaletinde 180 kişi hayatını kaybetti.
resim

3. YANGINLAR NEDEN BAŞLADI?

Avustralya yaz aylarında yaşanan yangınlara alışkın olsa da bu yıl normalin üzerinde görülen sıcaklıklar ve kuraklık, yangınların şiddetinin daha fazla olmasına neden oldu.
İnsan faktörü de kimi zaman yangınların ortaya çıkmasında etkili olsa da, kuru tarım alanları üzerinde şimşeklerin çakması üzerine de yangınların başladığı görülüyor.
Yangınlar bir kere başladı mı otların yanmasıyla ortaya çıkan közlerin rüzgarla yayılması diğer alanların da tehlike altına girmesine yol açıyor.
Otlarda meydana gelen yangınlar, gökgürültülü fırtınaların oluşmasına, bu da şimşeklerin meydana gelmesine ve daha fazla yangının ortaya çıkmasına neden oluyor.
Bu da bir volkan patlaması ya da atom bombası etkisi yaratarak yangınların kendi fırtınalarını ortaya çıkarmasına yol açıyor.
resim

4. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİSİ NE?
Avustralya'da yangınların bu kadar büyümesi ve kontrol altına alınamamasında yazların daha sıcak ve kuru geçmesinin etkisi var.
Bilim dünyası uzun zamandır iklim değişikliğinin şiddetlenmeye başlamasıyla Avustralya'da daha uzun, sıcak ve kuru yazların yaşanacağı uyarısında bulunuyordu.
Bu da tarımsal alanların daha kuru bir hale gelerek daha kolay tutuşmasına ve yangınların daha kolay yayılmasına neden oluyor.
Bilim insanları iklim değişikliğinin yangınların daha sık ve daha şiddetli görülmesine neden olacağını belirtmekteydi.
resim

Verilere göre Avustralya 1910 yılından beri bir derece daha ısındı. En büyük ısınma 1950 senesinde yaşandı.
Avustralya 2019 Aralık'ında ise en sıcak hava rekorunu iki defa 40,9 ve 41,9 derece ile kırdı.
İkisi de 2013'te ölçülen 40,3 dereceden daha yüksekti.
Ayın sonunda ise normalde ülkenin kalanından daha serin olan Tazmanya'da bile 40 derecenin üzerinde sıcaklıklar ölçüldü.
Meteoroloji uzmanlarına göre Avustralya'da yangınların kontrol altına alınamamasında en çok etkili olan durumlardan biri ise Hint Okyanusu'nda görülen çift kutuplu iklim olayı.
Hint Okyanusu Dipolü olarak adlandırılan olayda deniz üst yüzeyi sıcaklıkları batı tarafında daha yüksekken doğu tarafında daha serin oluyor.
Bu iki taraf arasındaki sıcaklık farkı bu yıl son 60 yılın zirvesinde.
Bunun sonucu olarak da doğu Afrika'da ortalamanın üzerindeki şiddette yağmurlar ve seller görüşülürken güneydoğu Asya ve Avustralya'da kuraklık yaşanıyor.
resim

5. ŞİMDİYE KADAR KAÇ HAYVAN HAYATINI KAYBETTİ?

İngiliz Times gazetesine konuşan çevre yetkilileri, yapılan hesaplamalara göre yangınlarda şimdiye kadar en az 480 milyon hayvanın öldüğünün tahmin edildiğini aktardı.
Koala nüfusunun da üçte birinin hayatını kaybettiği düşünülüyor. Çevre uzmanlarına göre toplamda 8 bin koala hayatını kaybetmiş olabilir.
4 bin çiftlik hayvanı ve koyunun da öldüğü hesaplanıyor.
resim

6. YANGINLARLA NASIL MÜCADELE EDİLİYOR?

Yüz binlerce itfaiyeci, çoğunluğu gönüllü olmak üzere haftalardır bazen günde en az 12 saat olmak üzere çalışıyor.
İtfaiyecilerin üzerine bu kadar büyük bir çalışma yükünün binmesi, ülkenin itfaiye gücü olarak gönüllülere ihtiyaç duymasının sorgulanmasına yol açtı.
Avustralya'nın federal hükümeti geçen hafta yaptığı açıklamada başta New South Wales eyaleti olmak üzere gönüllülerin talep etmeleri takdirinde 4 bin dolara kadar tazminat alabileceğini söyledi.
Bu politikaya başta Avustralya Başbakanı Scott Morrison karşı çıkmıştı.

resim

Yangınların kontrol altına alınamaması üzerine ordu, askerlerini, gemilerini ve hava araçlarını yangın bölgelerine göndermeye başladı.
Başbakan Morrison, Cumartesi günü ise ülke yakın tarihinin en büyük askeri seferberliğini ilan ederek 3 bin askerin gönüllü itfayecilere yardım etmesi için alana gönderildiğini açıkladı.
Hükümet, ABD ve Kanada'dan su tankerlerini barındıran hava araçları konusunda takviye yardım talep etti.
Kanada, 30'dan fazla itfaiye görevlisini Avustralya'ya göndereceğini açıkladı.

7. BAŞBAKAN NEDEN ELEŞTİRİLİYOR?

Avustralya Başbakanı Scott Morrison, gerek iklim değişikliğinin rolünü küçümsemesi gerekse yangınların şiddetlendiği dönemde tatiline devam etmesinden dolayı ülkesinde eleştirilere maruz kaldı.
Scott Morrison, yangınlar devam ederken geçen ay içinde ailesiyle Hawaii'ye tatile gittiği için eleştirilmişti.
Eleştirilerin üzerine tatilini yarıda keserek geri dönen Morrison, hükümetinin iklim politikalarını savunmaya devam etti.
Morrison'ın askerleri yangınlara müdahale etmeleri için seferberliğe çağırmasını itfaiye birimlerine haber vermeden yapması da eleştirilmesine neden oldu.
Avustralya'nın karbon salımı politikaları uzun süredir eleştiriliyor.
Ülkenin madencilik geçmişi ve güçlü kömür lobisi yüzünden iklim değişikliği ile mücadele için gerekli adımların atılmadığı belirtiliyordu.
Morrison da bu politikaları değiştirmemekle suçlanıyor.

resim

8. BAĞIŞ YAPILMASINA İHTİYAÇ VAR MI?

Avustralya bu kadar büyük çapta yangınlarla aylardır mücadele ettiği, milyonlarca canlı hayatını kaybettiği ve evler yok olduğu için dünyanın dört bir yanından ülkeye yardım etmek gerektiğine dair çağrılar büyüyor.
Yangınlarla en çok mücadele eden eyaletlerin başında olan yetkililer para yardımına ihtiyaçları olduğunu açıklıyor.
Sadece yangınlarla mücadele etmek için değil, yangınlardan sonra hayatta kalanların yaşamına geri dönmesi ve yangınların yok ettiği alanların ıslah edilmesi için de ülkenin bağışlara ihtiyacı olacak.
Avustralya Başbakanı Morrison, hükümetine yangınlarla mücadelede getirilen eleştirilerin ardından yerel topluluklara yardımcı olması için 1,39 milyar dolar değerinde Ulusal Yangın İyileşme Kurumu kurduğunu açıkladı.
Sosyal medyadan da çok sayıda oyuncu, müzisyen ve ünlü ya bir kampanya düzenlediğini ya da bağış kampanyalarına destek olduğunu açıkladı.
Şarkıcı Pink sosyal medyadan yaptığı açıklamada kurtarma çalışmalarına yardımcı olması için 500 bin dolar bağışladığını açıkladı.
https://twitter.com/Pink/status/12133508...86752?s=20
Nicole Kidman, Keith Urban, Novak Djokovic, Maria Sharapova, Selena Gomez gibi çok sayıda isim de bağış yaptığını açıklayan ünlüler arasında.

9. YANGINLARLA YAŞAMAK NASIL MÜMKÜN?

Çok sayıda Avustralyalı yangın sırasında evleri yok olduğu için tanıdıklarının yanında kalıyor.
16 yaşındaki Gabriel Kam de bu insanlardan biri.
BBC'ye konuşan Kam, itfaiyecilerin tavsiyelerini dinlediklerini, evin etrafındaki çalıları ve ağaçları temizlediklerini ancak evlerinin bir anda yok olduğunu anlatıyor.
"O an geldiğinde yapabileceğiniz çok fazla bir şey yok" diyen Kam, kedilerini ve giysilerini alıp kaçtıklarını anlatıyor. Şimdi Kam ve ailesi bir tanıdıklarının evinde kalıyor.
Yetkililer çok sayıda evi kapı kapı dolaşarak ailelere alanı terk etmeleri gerektiğini söylerken yangının etkili olduğu alanların yakınlarında yaşayanlar dumandan ve buna bağlı olarak artan hava kirliliğinden de etkileniyor.

10. AVUSTRALYA'YA SEYAHAT SAKINCASI VAR MI?

Çok sayıda hükümet Avustralya'ya seyahat notunu güncelleyerek gidilecek yerlere dikkat edilmesi uyarısında bulunuldu.
Ülkede olanlara haber merkezlerini dinlemeleri ve yetkililerin uyarılarına göre davranmaları konusunda açıklama yapıldı.
İngiltere, vatandaşlarına yaptığı uyarıda olağanüstü halin ilan edildiği yerlerde özellikle dikkatli olunması gerektiğini ve yerel yetkililerin açıklamalarının sürekli takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Avustralya Turizm Ofisi de çoğu turistik yerin yangınlardan etkilenmediğini, ancak seyahat edecek yolcuların uçuşlarından önce tekrar en son güncellenmiş bilgilere bakması ve değişen koşullardan haberdar olması gerektiğini ifade etti.
Çoğu turistik tesisin halen açık olduğu belirtildi.



kaynak:BBC Türkçe haber Servisi
by Ahmet Ustaoğlu Kasva at 27-12-2019, Saat: 17:18
Yeni sezon, yeni umutlar ve yeni heyecanlar ile bu sezonun ilk sistem başlığı hayırlı olsun. İnşallah bu sezon bu konu altında daha çok sistem analizleri ve kar fotoğrafları paylaşmamız duası ile 28-29 Aralık sisteminin analizine başlıyorum.

İlk olarak İstanbul şehrini analiz edip, sonra da diğer bölgeler hakkında da güncel bilgileri paylaşacağım.

İSTANBUL;

Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava İstanbul üzerinde kar yapma gücüne sahip mi hep beraber inceleyelim.

İlk olarak yukarı seviye Thicness değerleri ve sıcaklıklara göz atalım...

500 hPa thicness ve sıcaklığı ;

       

Sistemin tam olarak girdiği zaman diliminde 500 hPa Thicness değerlerinde ılımanlaştırılmış katman süpürülmüş ve 522 gpm ile tam kar sınırında gözlemleniyor. 500 hPa Sıcaklığı yarın akşam gece itibari ile -27 derece, 29 akşamı ise -35 dereceye kadar düşüyor. Bu bilgiler tek başına yeterli olmayacağı için diğer seviyeleri de inceleyelim.

700 hPa thicness ve sıcaklığı;

       

Yukarıda görüldüğü gibi 700 hPa Thicness değerlerinde ılımanlaştırılmış katman doğuya süpürülmüş ve 285 gpm ile kar sınırını aşmış oluyor. Ancak burada 700 hPa sıcaklıkları tam sınırda kaldığı için, yağışın kar olarak düşmesini zorlaştırıyor.

Aşağıdaki 700 hPa sıcaklık haritasında 28 Aralık gecesi -15 derece, 29 Aralık gün içerisinde -16 dereceye düştüğünü görüyoruz.

       

İstanbul gibi kar yağması zor olan, kalabalık şehirlerde ısı adasını da göz önüne alırsak 700 hPa sıcaklığın -18,-19 derece olması gerekmektedir.
Son olarak İstanbul için kar yağma ihtimalinin olduğu yarın gece için Skew-T diyagramına bakalım.

   

Sıcaklık parseli ve çiğlenme parlseli arasında tam bir organize olamama durumu söz konusu. Ancak 700 hpa yukarı seviyesinde enverziyon gözlemlenmekte olup,  kuzeybatılı rüzgar şirinin uygunluğu göze çarpmaktadır. Yani yarın akşam, gece 250 - 400 metre arasında rakımlara düşebilecek yağışların kar olması muhtemel bir ihtimaldir.

İstanbul için özetleyecek olursak yarın akşam ve gece kısa süreli hafif kar yağışları gözlemlenecek semtler olabilir...


Kar yağışı görecek şehirlerimiz;

Ankara;
Yarın hafif Kar yağışlı pazar günü orta kuvvette. Alemdağ Yolu özellikle pazar günü etkili kar yağışı alacaktır. O yolu kullanacak sürücülerin tedbirli olması gereklidir.

Karaman, Konya, Niğde hattı ;

Pazar günü kuvvetli kar yağışlı.

Kayseri, Malatya, Sivas hattı;

Pazar günü orta kuvvette kar yağışlı


Sormak istediğiniz şehirleri bu konu altında yazıp sorabilirsiniz. Gün içerisinde ben ve tahminci arkadaşlarım sizlere yardımcı olmaya çalışacaktır.
by Zafer Yüce at 27-12-2019, Saat: 06:01
İstanbul'da yaşıyoruz,İstanbul'da kar kovalıyoruz,eski İstanbul'dan konuşup,Eski kışlarını yad ediyoruz,yazılar yazıyoruz,fotoğraflarını paylaşıyoruz.Öyleyse,yapılmak istenen KANAL iSTANBUL projesi ile ilgili de düşüncelerimizi paylaşabiliriz diye düşünüyorum.Ancak baştan belirteyim konu siyaset tartışmasına dönerse evvela ben kaldırırım başlığı.Forumda siyasi konulara girmiyoruz,girmeyeceğiz.Kanal İstanbul'u destekliyor olabilirsiniz....Kanal İstanbul'a karşı da olabilirsiniz...Amaç neden destekliyorsunuz ya da neden karşısınız bunu tartışmak.Konu proje yani.Hükümet ya da siyasi partiler değil.İktidara oy vermiş kardeşimiz de projeye belli sebeplerden karşı çıkabilir.Muhalefete oy vermiş bir kardeşimiz de yine kendince sebeplerinden projeyi destekliyor olabilir.Konu ortaya atılan bir proje.Lütfen siyasi ayağını,fikri kimin ortaya attığını düşünmeden tartışalım.İklime etkisi olur mu,depreme etkisi olur mu,Karadenize etkisi olur mu,Marmaraya etkisi olur mu,Nüfusa etkisi olur mu? Elbet Montrö'ye etkisi olur mu,Montrö,nedir,bizim yararımıza mıdır? daha iyisi olabilir mi,Kanal yapılırsa şu anki boğaz trafiği güvenliği sağlanır mı falan bunları tartışalım.Siz dersinize çalışın,bir dökülün bakalım kim ne düşünüyor sonra ben yazacağım.SİYASET YOK! KANAL İSTANBUL'UMUZA HAYIRLI MI OLUR ŞER Mİ OLUR BUNU TARTIŞACAĞIZ,ÇÜNKÜ İSTANBULLUYUZ,ÇÜNKÜ BU ŞEHİRDE YAŞIYORUZ YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.KARŞISIN! ÇIK YAZ! DESTEKLİYORSUN,ÇIK YAZ,KORKMA!

ÖNEMLİ NOT:Kanal İstanbul yapılırsa şöyle faydası olacakmış ya da kanal istanbul yapılırsa şöyle zararı olacakmış diyenler kaynak gösterecek konunun uzmanlarından.Mesela AFAD açıklama yaptı,kanal istanbul'un depremle alakası yok dedi.Sen depremi tetikleyeceğine inanıyorsan bir uzmanın yazısını linkiyle paylaşacaksın.Hem araştıracağız hem de tartışıp öğreneceğiz.Bu forumda bunu başarabiliriz diye umuyorum.Çünkü bu proje İstanbul'da yaşayan hepimizi ve geleceğimizi çok ama çok ilgilendiriyor.
  • 1(current)
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • ..
  • 45
  • Sonraki